![]() |
Buraya Reklam Verebilirsiniz. |
|
|
|||||||
Cinsellik bölümü içinde Cinsel kimlik ve yönelimleri A konusu , Cinsel kimlik ve yönelimleri A Aksesuar Fetişizmi Cinsel nesnenin gözlük, protez, diş teli, şapka, şemsiye, oyuncak, bisiklet, araba vb. akseuara sahip olması şartı aranır. Internetteki bazı forum sitelerinde bunlar üzerine ...
|
|
#1 |
|
รєгςคภ ๓คlк๏ς
|
Cinsel kimlik ve yönelimleri A
Aksesuar Fetişizmi Cinsel nesnenin gözlük, protez, diş teli, şapka, şemsiye, oyuncak, bisiklet, araba vb. akseuara sahip olması şartı aranır. Internetteki bazı forum sitelerinde bunlar üzerine özel konu başlıkları açılmaktadır. Diğer Fetişizmlerle İlişkileri Özellikle gözlük fetişizmi, okul üniforması ve sekreter fantezileri gibi üniforma fetişizmleriyle birlikte görülür. Kültürel öğeler nedeniyle şemsiye ve bisiklet, Japonların okul üniforması fetişizmlerinde çok sık rastlanan akseuarlardır. Diğer fetişizmlerle karıştırılabilir. Sözgelimi, eğer fetişist, belirli türde bir çorabın kullanımını şart koşuyorsa, bacak fetişizmi gibi beden parçalarına ilişkin fetişizm söz konusu değildir. Aseksüel Aseksüel, sekse karşı ilgisiz veya isteksiz olan kişileri tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Bunun bir hastalık mı yoksa bir cinsel yönelim mi olduğu konusunda tartışmalar vardır. Bilimsel araştırmalar, eğer bu bir cinsel yönelim ise, dünyada en ender görünen yönelim olduğunu saptamıştır. Tarihteki ünlü aseksüeller arasında; ressam Salvador Dali, besteci ve piyanist Şopen (Chopin), bilim adamı Newton, felsefeci Kant ve Tüketici Haklarının ilk savunucusu Nader yer almaktadır. Psikanalizde hayat enerjisi olarak kabul edilen cinsel istek temel bir içgüdü olarak tanımlansa da güçlü bir kültürel değer belirleyicisidir de.Bireyin algılanma şekli bu içgüdüyü nasıl giderdiğine bağlıdır çoğu zaman.Aseksüel bu çeşitli derecelere ayrılan evrensel tanımlamaların en muğlak olanı olarak bilinmektedir.Aseksüel hormonal eksikliğin dışında bir bilinç durumu olarak görülebilir.Arzu olarak nesnenin ölümü özne olarak benliğin,bütün kabullerin dışında,yeniden oluşumudur.İnsanın cinsiyetini kaybetmeden uzun süreler askıya alması durumu bir çok dini ve mistik gelenekte yaşam öncesi ruhsal bütünlüğün geçerli olduğu formların ve sınırların dışındaki gerçek ülkeye dönüş özleminin emredici bir gerekliliği olarak kabul edilmektedir. Ayrılıkçı feminizm Ayrılıkçı feminizm kadın ve erkek arasındaki cinsel farklılıkların giderilemeyeceği inancına bağlı olarak heteroseksüel ilişkileri desteklemeyen bir feminizm türüdür. Ayrılıkçı feministler, genellikle, erkeklerin feminist harekete katkı yapamayacağına ve iyi niyetli erkeklerin dahi ataerkilliğin dinamiklerini birebir kopya ettiklerine inanırlar.[1] Ayrılıkçı feministler, enerjilerini kullanmayı ve diğer kadınlarla olan bağlarını kuvvetlendirmeyi ataerkil çerçevenin dışından dolaşarak gerçekleştirmeye çalışırlar. Bu durum, çok tipik olarak politik ve sosyal hedefleri elde etmek için yalnızca kadınlarla çalışmayı, sadece kadınları içeren yaşam alanları ve aileler oluşturmayı, çalışma yaşamında ise erkekler için/erkeklerle birlikte çalışmamayı ve erkek çalışan tutulmamasını içerir. Yazar Marilyn Frye ayrılıkçı feminizmi "çeşitli tarz ve yöntemlerin erkeklerden ve erkekler tarafından tanımlanmış veya erkekler tarafından kontrol edilen veya erkeklerin çıkarına hizmet eden veya erkek ayrıcalıklarını koruyan kurum, kuruluş, ilişki, rol ve faaliyetlerden kopartılması" olarak tanımlamış bu ayrılığın kadınların kararlılığı tarafından başlatılarak sürdürülebileceğini savunmuştur.[2] Feminist hareket içerisindeki ayrılıkçılık popülaritesinin doruğuna 1970'lerde ulaşmıştır. Buna karşın ayrılıkçı feminizm, feminist hareketin hem içinde hem de dışında "tartışmalı" olarak kabul edilmektedir. Feminist hareketin içerisinde yer alan kadınların yalnızca küçük bir bölümü ayrılıkçı feminizmin savunuculuğunu yapmıştır. Bu az sayıda kadın ise genellikle, ataerkil olarak gördükleri toplumun sınırlamalarından kurtulabilmek için, bekar yaşamayı ya da lezbiyen ilişkileri tercih etmişlerdir (bknz. lezbiyen feminizm). Bekarlık ya da lezbiyen ilişkiler kimi zaman kalıcı olmuş kimi zaman ise kişisel gelişimin ilk aşaması olarak kabul edilmiştir. Lezbiyen Ayrılıkçılığı Lezbiyen ayrılıkçığı ayrılıkçı feminizmin eşcinsel ulusalcılığı ve siyasi lezbiyenlik ile bağdaştırılabilecek bir türüdür. Lezbiyen ayrılıkçılığı üreme teknolojilerinde ilerlemiş, dolayısıyla insan üremesi için erkeklere ihtiyaç duyulmayan tamamiyle kadınlardan oluşan toplumların ele alındığı lezbiyen bilim-kurgusuna esin kaynağı olmuştur. Lezbiyen ayrılıkçılığının yükselişinden önce , on yıllar boyunca, bilim-kurguda bu tarz toplumlar genellikle olumsuz şekilde tasvir edilmiştir. Lezbiyen ayrılıkçığı Dianik paganizm ile de ilişkilendirilir.[3][4] İhtilâflar Feminist hareket içerisinde dahi ayrılıkçı feminizm oldukça tartışmalıdır ve sıklıkla anlaşmazlık konusu olmaktadır. bell hooks gibi eleştirmenler ayrılıkçı feministlerin inançlarının feminizmin orijinal hedeflerine ters geldiğini ve ayrılıkçı feminizmin eşitlik yaratmayı öngörmek yerine erkeklere boyun eğdirme ve insan düşmanlığı yaratma ana görüşü çerçevesinde kadın merkezli ve kadın hakimiyetinde bir toplum yaratma çabasında olduğunu savunmaktadırlar. [5] "Ayrılıkçı" terimine yönelik eleştiriler Sonia Johnson gibi feminist elştirmenlerden de gelmektedir. Oldukça ayrılıkçı bir politikanın savunuculuğunu yapan Johnson, feminist ayrılıkçılığın kendisini nelerden ayırdığını (örneğin erkekler) tanımlama riski taşıdığına işaret eder. [6] Julie McCrossin "ölü adamlar tecavüz edemez" ve "onları kümeslerinde öldürün" cümlelerinin aşırı lezbiyen ayrılıkçılığının sloganları olduğunu söyler.[7] Valerie Solanas'ın SCUM Manifesto'su "erkek cinsini yoketme"nin dişilerin görevi olduğunu gündeme getirse de Solanas daha sonra manifestosunun "yalnızca edebi bir araç" olduğunu söylemiştir. Bazı aşırı ayrılıkçı feministler erkeklerin evrim, cinayet veya kürtaj yoluyla zayi edilmesinin savunuculuğunu yaparlar. Bu söylemlerin bir kısmı şiddete yönelik edebi çağrılardan ziyade iktidar fantezileri olsa da bir erkek hakları aktivisti erkeklere yönelik ayrılıkçı tutumları ve nefret konuşmalarını Nazilerin Yahudilere yönelik tavrıyla kıyaslamıştır. [8] Erkek hakları grupları, yalnızca kadınları içeren etkinlik ve kuruluşları "ayrılıkçı" olarak nitelendirir. Örneğin "UK Men and Father's Rights" isimli web sitesi yalnızca kadınlara ait kütüphane listelerini "erkekleri dışlamaya yönelik apartheid uygulamaları" olarak nitelendirir. [9] Yine de, kadınlarla sınırlı örgütlenmeler herkese açık olmasa da bu örgütlenmelerin mutlaka ayrılıkçı feminizmin teorileri ve politik duruşu ile ilgili olduğu söylenemez. |
|
|
![]() |
| Etiketler |
| cinsel, kimlik, yonelimleri |
Cinsellik Bölümündeki Yeni Konular
|
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|