Kimileri, “kendi ürettikleri”ni, başkaları için “gerçek” diye sunarlar. Bunları, toplumun önemli bir kesimine, uzun bir süre yutturabilirler de... Oysa gerçekleri gizlemek, perdelemek, her zaman, uzun süreli olmaz. Gün gelir, rüzgâr tersten esmeye başlayınca, gerçekler, mutlaka ortaya çıkar. Karabulutlar dağılır, gökyüzünün maviliği, “doğrananlar”ı ferahlatır; “üreticiler”in ise içini karartır.


O, kimleri ki, “kendi ürettikleri”ni pazarlama alanları buldular. Ekranda “penceresi”, gazetede “köşesi” olanlar, görevinde “özel” sıfatı olanlar, mahkemeden önce, “medya mahkemesi” kuranlar... ve de...

ÖYM’lere, sonrasına ne kaldı?

O “üretilen gerçekleri” onaylama,, hukuksal kılıfına uydurma, karara bağlama...

Ancak gün geldi, devran dönmeye başlayınca, ÖYM’ler “tarihin çöplüğü”ne gitti. Geride bıraktıkları “enkaz”ı temizleme, yıkılanları onarmak gerekiyordu. Sıra, işlevi “doğramak” olan, “özel” sıfatlı ne varsa, onların hazırladıkları “fezlekeler”, verdikleri kararların “yok sayılması”na geliyordu.

Beklenen neydi?

Kararı yargı verdi, sonuca da bir başka bölümü bağlasın.

*****

AYM’nin “Balyoz” kararı, “balyoz üreticileri”n başına öyle bir indi ki...

Sonra, bir başka üretim olan “şike” de, “yeniden yargılanma” yolunun açılmasıyla, “kendi gerçekleri”ni başkalarının gerçeği gibi sunanları telaşlandırmaya yetti.

Yurttaş, bir futbolsever olarak beklentimiz ne?

“Adil” yargılanma, suç varsa cezasız kalmaması, suç üretenlerin cezalandırılmasıyla ileride üreticiliğe hevesleneceklerin yolunun kesilmesi...

O zaman?

“Yeniden yargılanma”, yeni bir yol açacak, belli.

Başka?

Bunun verdiği korku ve açtığı hak arama yolu... ÖYM’lerin verdiği kararların da, kendileri gibi “çöp”e gideceği...

AYM’nin “Balyoz” için verdiği o “balyoz” gibi karar, davayı o aşamaya kadar götürenlere “Geçmiş olsun!.” diyecek nitelikte.

Şimdi, “şike”de yeni bir sayfa; güncelleme sırası mağdurlarda...

Ey, yeniden yargılanmaya karşı çıkan, bundan korkan, kaygı duyanlar!. ÖYM’nin verdiği ve Yargıtay’ın onadığı kararın doğruluğuna/ yerindeliğine o kadar inanıyorsanız, bu tepki niye?

Yoksa...

Evet, yoksa...

“Yeniden” ve “adil” yargılamayla, ortaya çıkacak belgeler, safların yer değiştirmesine mi yol açacak yoksa?

Açmayacaksa, kolay gele, sabırlı beklemeler!

*****

Karabulutlar dağılıyor, gökyüzü aydınlanıyor.

“Yeniden yargılanma”, AYM’nin vermesi beklenen/ umulan olumlu karar, UEFA’yı nasıl etkileyecek?

Şampiyonluk kupası Fenerbahçe’de, Şampiyonlar Ligi’ne doğrudan katılma hakkı, şimdilik, Galatasaray’da olan “kazanılmış hak”, öyle “devredilmiş hak” olarak mı kalacak, yoksa sahibine mi verilecek?

(Gözler, İsviçre Yerel Mahkemesi’ndeki davaya çevrili. 24 Hazirin’da beklenen karar, ne ilginçtir ki, 03 Temmuz’a kaldı.)

*****

Şike, Ergenekon, Balyoz... ÖYM’lerin el attıkları...

ÖYM’lere dayananlar, orduda özlenen doğramaları yaptılar, yol kestiler, hak etmeyenlere yol açtılar. "Şike" ile, yönetimsel açıdan hiçbir şey elde edemediler. Kendilerine “duayen” denen, aynı zamanda “futbol adamı”, “spor yazarı” olarak sunulanların, Aziz Yıldırım’a yönelik, “Başkanlığı bırak, hem sen kurtul, hem Fenerbahçe...” yollu öğütleri kâr etmedi. Başkanlarına sahip çıkan, oy hakkı olan olmayan taraftar, Aziz Yıldırım ve arkdaşlarının, “tepe”lerden gelen baskılara karşın da, arkasında durdu.

“Direne direne kazanacağız!” sloganına gerçeklik kazandırıldı.

Evet, yönetimsel açıdan “saf dışı” bırakma, “ayrıkotu”, “Truva atı” misali diyeceklerimize “yer açma” olmadı, ama “Avrupa’da yol kesme”, “elde edileni başkasının hanesine yazma” sürüp gitti.

Daha başkaları...

Bütün olumsuzluklara karşın, Fenerbahçe, devlete karşı sorumluluklarını yerine getirdi. Vergi kaçırmak/ vermemek, vergi affı gibi yollara tenezzül etmedi, son 2 yılda 100 milyon dolara yakın vergi verdi.

Dimdik ayakta...

Unutulmasın ki, Fenerbahçe ayak kaldıysa, bu, Aziz Yıldırım’ın “onurlu”, “dik duruş”u, taraftarın “direniş”i ve onun arkasında oluşu sayesindedir.

*****

Sona doğru...

“Yeniden yargılama” yolu açılınca bir telaş başladı.

Niye?

Ne güzel işte, deliller sağlamsa, Fenerbahçe yöneticileri suçluysa, yine boylarlar içeriyi!..

Ama dert başka?

Son söz:

Şike, doğduğu yere gömülmek üzere; üreticileri, dostları ise yasta...



http://www.facebook.com/turgutcelik
https://twitter.com/#!/turgutcelik

turgutce@yandex.com