Genckolik.Net

Genckolik.Net » GENÇKOLİK CAFE » GENCKOLİK CLUB » Tim Burton Ve Johnny Depp Filmleri Fan Clup

Kontör Reklamı


Tim Burton Ve Johnny Depp Filmleri Fan Clup

GENCKOLİK CLUB içinde Tim Burton Ve Johnny Depp Filmleri Fan Clup konusu , Tim Burton Timothy William Burton, 25 Ağustos 1958 tarihinde doğmuş Amerikalı bir yönetmendir. Sıradışı ve tuhaf tarzı ile bilinen Tim Burton'un özellikle stop-motion animasyon ...

Cevapla
Seçenekler Stil
Tim Burton Ve Johnny Depp Filmleri Fan Clup
Alt 19-09-08, 14:39   #1 (permalink)
Şeytan Berber


mp3 indir
Tim Burton Ve Johnny Depp Filmleri Fan Clup

Tim Burton





Timothy William Burton, 25 Ağustos 1958 tarihinde doğmuş Amerikalı bir yönetmendir.
Sıradışı ve tuhaf tarzı ile bilinen Tim Burton'un özellikle stop-motion animasyon tekniği ile çekilen filmlerinde karakterlerinin abartılı olmalarına rağmen insani değerlerini kaybetmemeleri dikkat çekmektedir. Sıradışı olan filmlerinde Gotik betimlemeler kullanır.
1989'da aktris Lena Giekese ile evlenmiştir. Batman Returns'ün ardından eşinden ayrılan Tim Burton, Lisa Marie ile 1992-2001 arasında nişanlı kalmıştır. 2001'den beri Helena Bonham Carter ile nişanlı olan yönetmenin bu birliktelikten 2003 yılında Billy-Ray Burton adlı bir oğlu ve 2007 yılının sonunda Nell Burton adında bir kızları olmuştur.
Yönetmenin favori oyuncuları Johnny Depp ve Helena Bonham Carter dır.Johnny Depp ' in yakın arkadaşıdır.Ayrıca nişanlısı Helena Bonham Carter' dan olan oğlu Billy-Ray'in vaftiz babası Johnny Depp'tir.


Filmografi


Yönetmen olarak

The Island of Doctor Agor (1971)

Doctor of Doom (1979)

Stalk of the Celery (1979)

Vincent (1982)

Luau (1982)

Frankenweenie (1984)

Pee-wee's Big Adventure (1985)

Beetlejuice (1988)

Batman (1989)

Edward Scissorhands (1990)

Batman Returns (1992)

Ed Wood (1994)

Mars Attacks! (1996)

Sleepy Hollow (1999)

The World of Stainboy (2000)

Planet of the Apes (2001)

Big Fish (2003)

Charlie and the Chocolate Factory (2005)

Corpse Bride (2005)

Sweeney Todd: The Demon Barber of Fleet Street (2007)

The Spook's Apprentice (2009)

Alice in Wonderland (2010)



Yapımcı olarak


The Nightmare Before Christmas (1993) (Sinema tarihindeki ilk uzun metraj Stop Motion film)

Cabin Boy (1994)

Batman Forever (1995)

James and the Giant Peach (1996)

Corpse Bride (2005)

9 (2008)

Ripley's Believe It or Not! (2009)



Johnny Depp






Johnny Depp (Asıl adı John Christopher Depp II, d. 1963) üç kez Oscar'a aday gösterilmiş Amerika'lı aktör. 2003 yılında Karayip Korsanları: Kara İnci'nin Laneti filmindeki performansı, 2004 yılında ise Düşler Ülkesi filminde gösterdiği performans ve 2007 yılında Sweeney Todd: The Demon Barber of Fleet Street filmindeki performası ile En İyi Erkek Oyuncu Akademi Ödülü'ne aday gösterilmiştir.




Kişisel Hayatı


Depp 9 Haziran 1963'te Owensboro, Kentucky'de doğdu. Florida'da büyüdü. 12 yaşında annesinin aldığı gitarla, çevredeki gruplarda gitar çalmaya başladı. 15 yaşında bir rock müzisyeni olmak umuduyla okulu bıraktı. Aynı sene anne ve babası da boşanmıştı. Kendine zarar vermeye başlamıştı. The Kids adlı rock grubunda müzik yapmaya başladı ve grubun davulcusunun kız kardeşi Lori Anne Allison ile 20 Aralık 1983'te evlendi. "Six Gun Method" adını almış grup Depp'in evliliği sonları çıkan sorunlar nedeniyle stüdyoya giremeden dağıldı. Los Angeles, Kaliforniya'da eşinin yardımıyla Nicolas Cage ile tanıştı ve ilk filmi A Nightmare On Elm Street'de 1984 yılında oynama şansı buldu. 1985 yılında ise Lori Anne Allison'dan boşandı.
İlk evliliğinden sonra Kate Moss ve Winona Ryder gibi ünlü isimlerle beraber olmuştur. Sevgilisi Winona'nın adını koluna dövme olarak yaptıran sanatçı dövmeyi ayrıldıklarında şarapçı anlamına gelen "Wino" haline getirdi. Şu an Fransız şarkıcı-oyuncu Vanessa Paradis ile evlidir, Lîlly-Rose Melody (Doğum,27 Mayıs 1999) ve Jack (Doğum,9 Nisan 2002) adlarında iki çocuğa sahiptirler.



Kariyeri


1986 yılında Oliver Stone'un Platoon filminde ufak bir rol aldı. Depp 1987 yılında 21 Jump Street adlı diziye başladı. Dizinin başarı kazanmasıyla birdenbire Depp gençlerin idolü haline gelmişti. Ancak bu Depp'in istediği şey değildi. Kendini pazarlanmış hissediyordu ve diziyle anlaşması bittiğinde sadece kendi istediği rollerde oynamaya karar verdi.
Johnny Depp'in kariyeri için önemli bir nokta ise Tim Burton ile tanışmasıdır. Depp Burton'un yönetmenliğini yaptığı pekçok filmde rol almıştır. Bunlardan biri 1990 tarihli Edward Scissorhands filmidir. Depp bu filmde başrol oynadı. Bu ikili daha sonra 1994 yapımı Ed Wood, 1999 yapımı Sleepy Hollow, 2005 yılı yapımı Charlie'nin Çikolata Fabrikası ve Corpse Bride ardından ise 2007 yapımı Sweeney Todd: The Demon Barber of Fleet Street filminde beraber çalışmışlardır.
Depp 1993 tarihli dram What's Eating Gilbert Grape filminde Leonardo DiCaprio ve Juliette Lewis gibi genç starlarla baş rolü paylaşmıştır. Bosna-Hersek doğumlu yönetmen Emir Kusturica'nın Arizona Dream filminde de oynamıştır. Bir gerilim filmi olan Roman Polanski'nin yönettiği The Ninth Gate, bir Stephen King uyarlaması Secret Window, Karındeşen Jack ile ilgili olan From Hell gibi karanlık filmlerin yanında, Chocolat gibi romantik filmlerde ve Once Upon A Time In Mexico gibi aksiyon filmlerinde de oynamıştır. 2004 tarihli Peter Pan'in yazarı J. M. Barrie'yi canlandırdığı Finding Neverland ile Oscar'a aday olmuştur.
Oyuncunun bugüne kadar ki doruk noktası Karayip Korsanları: Siyah İnci'nin Laneti filminde olmuş ve bu film sayesinde 2003 yılında Akademi Ödülleri'nde En iyi Erkek Oyuncu ödülüne aday olmuştur. Filmdeki Jack Sparrow rolü önce yapımcılar tarafından beğenilmemiştir ancak film yayınlandıktan sonra film bu kararkterin üstünde yükselmiştir. Depp daha önceden yaratılmış karakterin en son halini Rolling Stones gitaristi Keith Richards'tan esinlenerek yaratmıştır. Filmin ikinci ve üçüncü bölümleri de bir çok rekor kırarak, sinemaseverler tarafından beğenilmişti.2007 yılına gelindiğinde ise daha öncedende beraber çalıştığı Tim Burton ile beraber Sweeney Todd: Fleet Sokağı'nın Şeytan Berberi filminde rol almıştır.Film Akademi Ödüllerinde Johnny Depp'e "Yılın En iyi oyuncusu" dalında adaylık getirmiştir.Ancak sadece bir dalda film Akademi Ödülü kazanmıştır.


Aktör Hakkında Bazı Bilgiler


1994 yılında New York'ta bir apartmana çöp dökmek suçundan tutuklandı.

1999 yılında Londra'da bir restorantta paparazzilerle kavga etmek suçundan tutuklandı.

Ünlü çift Los Angeles ve Fransa'da yaşamaktadır. Oğlu Jack Fransa'da dünyaya gelmiştir.

Hollywood ünlüler yoluna 1999 yılında yıldızı yerleştirilmiştir.

Karındeşen Jack'in fanatik hayranıdır.

Çocukken çikolata'ya karşı alerjisi vardı.

Eşininde yardımıyla Fransızca öğrenmiştir.

The Matrix filmindeki Neo karakteri için düşünülmüş ilk isimlerden biridir (diğeri Tom Cruise) , ancak kendisi kabul etmemiştir.

Bahamalar'da bir adası vardır.

Hayatının ilk dönemlerinde bir çok kere uyuşturucu yüzünden yakalandı. The Viper Room adlı barında uyuşturucu ticareti yapılması ile suçlandı. Aktör River Phoenix de Depp'in barında uyuşturucu yüzünden ölmüştü.

Müzikle ilgisini hiç kesmeyen Depp, Oasis'in "Fade In-Out" ve "Fade Away (Warchild Version)" şarkılarında gitar çalmıştır. Chocolat filminde gitar çalmış ayrıca Once Upon A Time In Mexico filminin soundtrackinde bir şarkıyı yazmıştır.

Tarihin film yıldızı Top 100ünde 67ci sırada Emprie dergisi tarafından seçilmişdir (1997, Ekim)

The P isimli bir grupda gitar çalmaktadır.

Aktör Benicio Del Toro ile iyi arkadaş, birlikte Cannes Man ve Fear and Loathing in Las Vegas filmlerinde oynamışdılar.

Shrek (2001) ve Finding Nemo (2003) gibi animasyon filmlerini kızı ile birlikte izlemeyi seviyor.

7 filminde gerçek hayattan karakterler canlandırdı: Edward D. Wood Jr. (Ed Wood (1994)), Victor/Pon Pon (Before Night Falls (2000)), Hunter S. Thompson/Raoul Duke (Fear and Loathing in Las Vegas (1998)), Müfettiş Fred Abberline (From Hell (2001)), Joseph Pistone/Donnie Brasco (Donnie Brasco (1997)), George Jung(Blow (2001)) ve J.M. Barrie (Finding Neverland (2004)).
Christina Riccinin arkadaşı.

2 gümüş dişi var.

Sol göğsünde kızının,sağ kolunda ise oğlunun ismi yazan dövmeleri vardır.

Tim Burton ve Helena Bonham Carter'ın oğulları Billy-Ray Burton'ın vaftiz babasıdır.

3 Yıl arda arda en çok imza veren ve hayranlarına karşı en iyi davranan ünlü seçilmiştir(2005,2006,2007...2008 daha belli değil)

Hayranlarından biri olan Jack Taylor(12)adında ki bir çocuğa çocuğun isteği üzerine şapkasını hediye etmiştir.(Public Enemies çekimleri zamanı)


Üye Listesi:

barbie...
mervees
darkness_sky
arda_com

Konu diLemma tarafından (01-12-08 Saat 19:21 ) değiştirilmiştir. Sebep: Üye listesi düzenleme
Sweeney todd isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Sweeney todd Mesajına 10 Defa Teşekkür Edildi
Oyun Oyna
Alt 19-09-08, 14:46   #2 (permalink)
Şeytan Berber


Cevap: Tim Burton Ve Johnny Depp Filmleri Fan Clup




Edward Scissorhands


Hikaye rengarenk Amerikan banliyösüne geniş bir tepeden bakan metruk fakat süslü bir konakta yaşayan bayan Peg Boggs ve Edward adındaki utangaç ve garip bir çocuk etrafında örülür. Klasik Amerikan ailesi kültürünü temsil eden bayan Peg'in gözlerinden, ellerine makaslar adapte etmiş bir gencin (Johnny Depp) görünümü anlatılır. Dünya çapında 56 milyon dolarlık hasılata ulaşan yapım, eleştirmenler tarafından Burton'ın en kişisel filmi olarak değerlendirilmektedir.



Fena halde Tim Burton'a sarmış durumdayım bu aralar ve dolayısıyla Johnny Depp ve dolayısıyla Danny Elfman.
zetini falan bir yana bırak şimdi de, ben bu filmi izleyip de 'Edward Scissorhands gerçek olsa hayatımın aşkı olurdu' demeyecek bağğyanlara güler geçerim.. Ee, iddialı oldu biraz ama zaten gerçek değil ki bu mikemmel ötesi karakterler, ha diyeceksin ki sen önce kendine bak, sen filmlerdeki aşık olunası karakterler gibi misin, yok, değilim, zaten ben gerçek olsaydı 'biz ererdik muradımıza siz de çıkardınız kerevete' falan demedim, 'aşık olmak' dedim sadece, aşk zaten bildiğim kadarıyla tek kişilikti (yoksa.. yok ya, olamaz film karakteri lan bu, kendine gel!).

Öyle masum, öyle iyi, öyle, sanki, bakışları, duruşu, bu iyiliğiyle insan olmaya o kadar uzak ki zaten ancak bir film karakteri ya da makas elli kurabiye kalpli bir hayal olabilir bu haliyle..

Tim Burton yine bize bir mesaj veriyor; iyilerin ve farklıların bu dünyada mutlu olamayacağına dair. Kim bu yüzden Edward ile birlikte yaşlan(a)madı. Yine de, bari diyorum ki, filmlerde mutlu olsalar, bununla teselli bulsak. Şimdi ise düşünmeden duramıyorum, Edward Kim olmadan nasıl yaşadı onca yıl, nasıl yaşamaya devam edecek, onsuzluğu nasıl öğrenecek?

Bu öğrenilecek bir şey de değil ki, sadece alışılacak bir durum. Edward Kim'sizliğe alışacak. Buraya yazınca kolay da, O olmak, zor olan bu.. Böhüh, hep böyle olur, üzüldüğüm zamanlarda anlatacaklarımı kopuk kopuk anlatırım, soğan gözlerinizden yaş getirecek kadar acıysa onu ince ince, düzgün kesemezsiniz ki

Hadi beni geç, sen neyaptintim, Edward kar yağdırırken ben nasıl gülebileceğim; 'cennet böyle bir yer olmalı' diyebileceğim, beyaz? Boğazım düğümlenmez mi?

Kim'in psikopat sevgilisi Jim hıyarı Edward'ın kilitli kapıları açmak konusundaki hünerini görünce babasının paralarını sakladığı odayı açtırmak için onu kullanmayı akıl eder ve Kim de ilk başlarda itiraz etse de sonradan 'sevgilimle minibüsümüz olsuuağğn' düşüncesiyle Edward'dan bunu isteme gafletinde bulunur. Fakat işler istedikleri gibi gitmez, Edward yakalanır, bu salaklar da onu olduğu gibi bırakıp kaçarlar. Kim de sevgilisi onu zorla götürdüğü için yardım edemez. Polis merkezinde Edward'ın akıl sağlığının yerinde olmadığına kanaat getirilir ve Edward Kim ile sevgilisine dair tek kelime etmemiş halde serbest bırakılır.

Edward ile Kim'in bu olaydan sonraki ilk karşılaşmaları:

..
Kim: Kimin evi olduğunu söylediklerinde kendini çok kötü hissetmiş olmalısın..
Edward: Jim(Kim'in psikopat sevgilisi)'in evi olduğunu biliyordum.
Kim: Biliyor muydun?
Edward: Evet.
Kim: Öyleyse niye yaptın?
Edward: Çünkü sen yapmamı istedin.

İşte burası da sözün bittiği yerdi..
Bu filmden haberim olmadan kar yağışını izlediğim günlere yazık olmuş. Kim bilir daha kaç kere 'neden daha önce değil?' diyeceğim; ya çok geç ya da çok erken kalıyorum zamanda; ben varken kimse olamıyor haliyle. Zamanlama farkıyla hayatı ıskalamak bu olsa gerek.
Sweeney todd isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Alt 19-09-08, 14:47   #3 (permalink)
Şeytan Berber


Cevap: Tim Burton Ve Johnny Depp Filmleri Fan Clup





2004 Tarihli bir amatör eleştiri:

MAKAS ELLER - Edward Siscorhands –

TIM BURTON

Jhonny Depp, Winona Ryder, Dianne Wiest

1990 – Dram Fantastik

O makas ellerle, çıkarcıların gözlerini oymak lazım…

Tim Burton sevenleri, fanatikleri için onun her filmi vazgeçilmez ve birbirinden güzeldir.
Ben tam bir “Tim Burton sever” olarak bu yazıyı yazıyorum. Dikkat!

İlk olarak Tim Burton’ın bu filmdeki mesajla, hatta resmen “bağırdığı” mesajla, Lars Von Trier’in Dogville’inde altını çizdiği mesaj aynı: Toplum sömürebileceğini fark ederse sömürür!

Burton bu mesajı filmin her karesinde nerdeyse kullanır. Kendi halince yaşayıp (!!) giden hilkat garibesine yardım için hiç korkmadan evine alabilecek yardım severlerde hala vardır. Sanki etraflarındaki insanların içinde bembeyaz tenli ve elleri makas olan çok kişi varmışçasına sakin ve korkusuz olan ev halkı kısa bir sürede Edward’a ısınırlar. Aslında bu durum filmin masalsı anlatımına o kadar uygundur ki, zaten Tim Burton yarattığı masal gibi rengarenk, güneşli, ışıl ışıl bir atmosferle (Banliyö’nün dayanılmaz hafifliği) sanki çocuk kitaplarından çıkmışçasına insanın içini rahatlatan bir kasaba sunar. Aslında bu atmosfer seyirciyi ekrana çekmenin ve söylemek istediğini söylemenin en kolay yoludur. Bir düşünün anlatmak istediğiniz derdinizi argo kullanarak dile getirmeniz mi, yoksa çocuğa anlatır gibi duyarlı olarak anlatmanız mı etkili olur?

Evet aile Edward’a kısa sürede ısınır, ama niye? Çünkü Edward işlerine yaramaya başlar, ev işlerine, bahçe işlerine hiç ses çıkarmadan hatta istekli bir şekilde yardım eder. O kadar ki aile artık sadece Edward’ı komşulara tanıtmak için bir parti verir. Bu partide kasabanın azgını Edward’ın yeteneklerini herkese yayar ve ilk bakışta tüm kasabaya canavar gibi gelen biri artık herkesin sevdiği bir kasabalı olur ama her ne hikmetse ondan hep iş isterler; “Edward bizim bahçeye de bir çimden heykel yap”, “Edward saçlarımı kes”, “Edward çimler biçilecek.” Garibim Edward’da toplama dahi olsa bir kalbe sahip olduğundan ve uzun yılların sevgi açlığı olduğundan herkese evet der. Ve işte tüm bu sahnelerde filmin mesajı tavana vurur.

Ama sonra Edward yaşadığı evin kızına (Winona Ryder) kaza sonucu küçük bir zarar verir. Fakat kasabalılar bunu “büyük ve istek dahilinde bir yaralama” olarak görürler, öyle görmek isterler. Zaten kafalarında Edward’ın yaptığı işlerin altına sakladıkları korkuları gün yüzüne çıkar ve birden Edward o eski canavar oluverir. Ne acıdır ki kasabayı Edward’ın iyide olduğuna kötüde olduğuna inandıran o azgın kadındır. İki yüzlülüğün perdeye yansımış en başarılı karakteri beklide. Ve filmde geceyi, karanlığı gördüğümüz nadir sahneleri de zaten bu anlardan sonra görürüz. Burton’ın mesajı, filmin ruh hali gökyüzündedir; Güneşli ve mutlu, soğuk ve karanlık.

2007 Eklemesi:

Tam bir Tim Burton klasiği olan Edward Siscorhands, sinemadaki sayısı artık belirsiz olan Frankenstein uyarlamalarının en iyilerinden biridir.

Yaptığı bir kısa film olan “Frankenweenie”de de aynı temayı ve özü kullanarak tam bir Frankenstein fanatiği olduğunu açık eden usta yönetmen, Makas Ellerde hem Frankenstein’ın özüne sadık kalmış, Frankenstein’ın yapıldığı zamandan bu zamana değişmeyen düzene göndermesini yapmış hem de günümüz toplumsal yaşantısının çarpıklığını bir klasik hikayeye sanırım başka hiçbir yönetmenin yaklaşamayacağı kadar orijinal ve masal gibi yaklaşabilmiştir.






Sweeney todd isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Alt 19-09-08, 14:49   #4 (permalink)
Şeytan Berber


Cevap: Tim Burton Ve Johnny Depp Filmleri Fan Clup




ED WOOD


Tür : Komedi / Dram
Yönetmen : Tim Burton
Senaryo : Scott Alexander , Larry Karaszewski , Rudolph Grey (Kitap)
Görüntü Yönetmeni : Stefan Czapsky
Müzik : Howard Shore
Yapım : 1994, ABD , 127 dk.

Oyuncular

Johnny Depp (Edward D. Wood, Jr.) , Martin Landau (Bela Lugosi) , Sarah Jessica Parker (Dolores Fuller) , Patricia Arquette (Kathy O'Hara) , Jeffrey Jones (Criswell) , G.D. Spradlin (Reverend Lemon) , Vincent D'Onofrio (Orson Welles) , Bill Murray (John Breckinridge) , Lisa Marie (Vampira)
Ed Wood, kimilerine göre dünyanın en kötü yönetmeni, kimilerine göre de, filmleri son derece keyifli, nev-i şahsına münhasır kült bir yönetmen. Tim Burton, ikinci grupta yer alan bir yönetmen olarak daima ilhamları arasında tuttuğu Wood'un filmcilik serüveni üzerine bu filmi gerçekleştirdi.

Yapımda, Ed Wood'un ayrıntılı yaşam hikayesinden çok, en çok bilinen yapımlarını çektiği dönem ve film yapma konusundaki hırsı konu ediliyor.

Hem Ed Wood'u tanımak hem de Burton'ın başyapıtını görmek için kaçırılmamasında fayda var. İzledikten sonra sizde yazının başındaki sorunun cevabını bulacak ve muhtemeleen ilk seçeneği eleyeceksiniz!




Tam adı Edward Davis Wood Jr ; yönetmen, senaryo yazarı, oyuncu ve yapımcı olarak tanındı. Çok düşük bütçelerle kült filmlere imza attı.
1924 yılında New York'da doğdu. Babası posta servisinde çalışıyordu. Annesi her zaman bir kız çocuk istediği için 12 yaşına kadar ona kız elbiseleri giydirmişti. Çocukluğunda çizgi romanlara düşkündü. Gençlik yıllarında bir dönem bir müzik grubunda davul çalmıştı. İlk fotoğraf makinesi ona 17. yaş gününde hediye edilmişti. Çektiği ilginç fotoğraflar arasında bir uçak kazası da bulunmaktaydı.
Bir süre Deniz Kuvvetleri'de görev aldı. Limanda yük boşalttığı bir sırada orada bulunan bir karnavala katıldı. Garip görünümü ve etkili oyunculuğu karnavalda ucube şovlarına katılabilmesini sağladı. Etkili görsel oyunlar ve karakterler yaratıyordu. Kadın kıyafetleri içindeki rahatlığı, onun kadın rollerini rahat oynamasını sağlıyordu. Alkol ve uyuşturucu sorunları bu dönem başladı. Gelecek yıllarda hayatının değişmezlerinden olacaktı.

Düşük bütçeyle çektiği ve araba jantından yaptığı uzay gemilerini kullandığı filmi "Plan 9 from Outer Space"(1959) ölümünden sonra en ünlenen filmi oldu. Yine aynı dönemler çektiği "Bride of The Monster"da kullandığı özel efektler dikkat çekiciydi. Wood'un filmleri hep çok az bir bütçeyle ve kısıtlı zamanlarda çekilmişti. Kullandığı ilginç efektler ve mekanlar bunun sonucuydu."Plan 9 from Outer Space" filmiyle daha sonra "The Golden Turkey" ödülünü aldı. Bu sinema dünyasındaki en kötü filmlere verilen ödüldü.
Onun sinema dünyasındaki kahramanı Orson Welles idi. Hem yazar, hem yönetmen ve oyuncu olarak çalıştığı için kendisiyle benzediğini düşünüyordu. Orson Welles'ın da maddi sıkıntılar içinde film çekmiş olması Wood'u ona yaklaştırıyordu. Ancak Wood hiçbir zaman onunla tanışma fırsatı bulamadı.

Ünlü korku filmi oyuncusu Béla Lugosi, onunla çalışmış oyunculardandı. Ancak Wood ile çalıştığı dönem artık ününün kalmadığı uyuşturucu ve alkol yüzünden başının dertte olduğu son yıllarıydı. Dostlukları set dışında da devam etmekteydi.

Wood kendi hayatından esinlendiği filmi "Glen or Glenda"(1953) ile daha sonraki yıllarda tanınacaktı. Filmde "Angora"ya olan fetişizmini vurgulamıştı. 50li yıllar boyunca sayısız korku ve seks hikayesi yazmıştı. Hikayelerinde uyuşturucu kültürü ve transeksüellik üzerinde durmuştu.

Son yılları hep maddi sıkıntılar içinde geçti. Alkol sorunu artmıştı. 1978 yılında geçirdiği kalp krizi sonucu hayata veda etti.

Ölümünün ardından 1994 yılında hayatının anlatıldığı filmin yönetmenliğini Tim Burton yaptı. Başrolde Ed Wood rolünde ünlü oyuncu Johnny Depp rol aldı. Bu film ile yönetmenin hayatının bilinmeyen yönleri ortaya çıkmış oldu.






Sweeney todd isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Alt 19-09-08, 14:51   #5 (permalink)
Şeytan Berber


Cevap: Tim Burton Ve Johnny Depp Filmleri Fan Clup

Hayalet Süvari



Konu
Konusu 1799 yılında geçen " Sleepy Hollow "da Washington Irwing'in orijinal öyküsünde portresi çizilen geleneklerin kıskacındaki karanlık ve belirsiz ortama sonuna kadar sadık kalındı. Filme egemen olan korku , fantezi, romantizm unsurlarına da eklenmesiyle kusursuz bir karışım sağlandı. Böyle bir karışım Tim Burton gibi usta bir yönetmen için mükemmel bir malzemeydi.
Detay
" Batman " ve " Batman Returns " gibi yüksek hasılat toplayan aksiyon filmlerinin yönetmeni olan Tim Burton aynı zamanda " Batman " serisinin üçüncüsü olan " Batman Forever "ın yapımcısı olarak da tanındı. Ayrıca eleştirmenlerin beğenisini kazanan " Edward Scissorhands "in yönetmeniliğini ve yapımcılığını üstlendi.

Bunların yanı sıra "Tim Burton''s The Nightmare Before Christmas " adlı çizgi filmin de yaratıcısı ve yönetmeni olarak tanındı. Sinemaya " Pee-wee''s Big Adventure " ve " Beetlejuice " ile başlayan Tim Burton''in son yıllarda yönetmen olarak imzasını attığı yapımlar arasında " Ed Wood " ve " Mars Attacks! " gibi komediler yer alıyor.

" Sleepy Hollow "un suç olaylarina yenilikçi yaklaşımlarla bakan dürüst ve eksantrik polisi Ichabod Crane rolünü Johnny Depp üstlendi. Önceki yıllarda " Edward Scissohands " ve " Ed Wood " adlı filmlerinde Tim Burton ile çalışan Johnny Depp, aynı yönetmenle üçüncü kez çalışma firsatını yakalamış oldu. Burton'u bir görsellik ustası olarak tanımlıyor genç aktör.

" Sleepy Hollow "un sürpriz karakterlerinden birisi de Van Tassel malikanesinin sahibesi Bayan Van Tassel karakteriydi. Ayni zamanda Katrina'nin üvey annesi de olan Bayan Van Tassel rolünde Miranda Richardson kamera karşısına geçti. Sinemaya Mike Newell'in " Dance With A Stranger "ıyla başlayan Miranda Richardson o filmdeki rolüyle Steven Spielberg'in dikkatini çekerek " Empire of the Sun "da oynama şansını yakalamıştı.

Içerisinde birçok aksiyon sahnesi barındıran " Sleepy Hollow "da özel efektlere de bolca yer veriliyor. · 50''li ve 60''li yılların korku filmlerinin çok büyük hayranı oldugunu söyleyen Tim Burton, kendisini " Sleepy Hollow " projesini çekmeye iten nedenleri de bu tutkusuna bağlıyor. · Hiç kuşku yok ki, " Sleepy Hollow "un en heyecan verici setlerinden birisi Sleepy Hollow kasabasının seti oldu.

Londra''nın 1 saat kadar kuzeyinde uzanan ve çok zengin bir aileye ait olan 20 dönümlük özel arazi üzerinde kurulan setlerde kasabanın tamamı baştanbaşa yaratıldı. Oysa, Burton ve ekibi inceleme amacıyla bu araziye ilk gittiğinde ortada el değmemiş bir çimenlikle sevimli bir gölden başka hiçbir şey yoktu. · " Sleepy Hollow "un gücüne güç katan unsurlardan birisi de setlerdeki herseyin inşaa edilmesi ve el emeği ürünü olmasıydı.









18.yüzyil New York’unda polis olan kahramınımız Ichabod Crane(Johnny Depp) meslektaşlarına göre biraz sıradışıdır,olayları kendi dizaynı olan aletler ve tekniklerle çözmeye çalışır, ve adalet sisteminn işleyişinden pek mutlu degildir,üstleri ve yargıcla tartışır...Onlar da kahramanımızı 3 kafa koparma cinayetin işlendiği “Sleepy Hollow”a yollarlar ve tekniklerini orda kullanmasını isterler..

Kahramanımız Ichabod Crane Katrina Anne Van Tassel(Christina Ricci) haricinde pek hoş karşılanmaz... Kasabanin ileri gelenleri “Headless Horseman Efsanesi”ni anlatırlar ve kafatasının mezarından çalındığinı o yüzden cehennemden gelip kendi kafası için başkalarının kafasını aldığını anlatırlar... Dedektifimiz inanmamiş gibi gözükse de baya korkar bu durumdan... Olayların içinde bulur kendini ve Headless Horseman’la karşılaşınca efsanenin gerçek oldugunu anlar...

Cinayetleri çözmeye çalışırken sürekli insanlar ölmektedir süvariyi biri yönetmektedir ama kim? Kahramanımız bunun cevabını ögrenmege çalışacak ve bu kasabada 5 yaşında kaybettiği inancı ile bir çok şeyi geri alıp alamayacığını izleyeceğiz..



Sweeney todd isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Alt 19-09-08, 14:53   #6 (permalink)
Şeytan Berber


Cevap: Tim Burton Ve Johnny Depp Filmleri Fan Clup

Sleepy Hollow- Tim Burton (1999)

Arşive yeni bir Tim Burton filmi katmanın mutluluğu ile yazıyorum bu filmi. Sleepy Hollow da diğer bütün Tim Burton filmleri gibi muhteşemdi, masal alemlerinden çıkası gelmiyor insanın. Gotik atmosferleri, hayal alemi karakterleri, hep uçuşan buğulu fantastik görüntüleri ve Johnny Depp'i çok seviyor ya bu adam, biz de onu seviyoruz...

Sleepy Hollow, kasabada garip şekilde kafa kesen bir varlık yüzünden o kasabaya gönderilen memur Ichabod Crane (Johnny Depp) ve kasabada gelişen olayları anlatıyor. Bir Tim Burton filmi için konuyu irdelemek ya da tartışmak biraz saçma geliyor bana. Filmlerini aşırı fantastik öğelere dayandırdığından ve film film olmaktan çıkıp masala dönüştüğünden sadece görüntüler için bile rahatlıkla izlenebiliyor bu adamın filmleri. Dolayısıyla konu da bir numara yoktu ama izlemezseniz çok şey kaçırırsınız gerçekten.

Özellikle sahnelerde kullanılan renkler insanı büyülüyor. Her zaman olduğu gibi gotik bir atmosfer kullanmış Tim Burton ve film için kullanılan mekanların dizaynı ve Sleepy Hollow kasabasını yaratmak tam 3 ayını almış.

Filmin esas kızı da pek bir sevdiğimiz Christina Ricci. Katrina Van Tassel rolü için gayet de uygundu ama aslında ilk olarak Winona Ryder'a teklif edilmiş bu rol. Daha sonra olmamış ve Ricci rolü kapmış. Kıyafetler bile çok güzeldi ve o dönemin bütün kadınlarında dekolte hastalığı olduğunu da gayet net bir şekilde öğrendik. Hizmetçinin kıyafeti bile gayet dekolteydi.

Film içinde Johnny Depp'in acemi ve tırsak tavırları biraz abartılı gibiydi ve sürekli bayılıyordu. Ki bayılmaları sayan saymış, film boyunca tam 6 kez bayılır esas oğlan. Sleepy Hollow efsanesine göre aslında Ichabod Crane gayet çirkin, yüzüne bakılmayacak bir adammış ve bu yüzden Johnny Depp suratına biraz müdahele yaptırmak istemiş! Ama Tim Burton öyküyü biraz daha Ichabod Crane karakteri üzerine kurmak istediği için bu fikre sıcak bakmamış ve biz de orijinal yüzüyle izledik Depp'i.






Sweeney todd isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Alt 19-09-08, 14:55   #7 (permalink)
Şeytan Berber


Cevap: Tim Burton Ve Johnny Depp Filmleri Fan Clup



Charlie and Chocalate Factory


Charlie (Freddie Highmore) ailesi ile zor bir şekilde geçinen fakir bir çocuktur. Tüm dünya ve Charlie, çikolata fabrikasıyla zengin olmuş Willy Wonka'nın (Johnny Depp) esrarengiz ve yıllardır kapalı olan fabrikasını merak etmektedir. Ama bir gün Willy Wonka 5 çikolata ambalajının altına altın bilet saklamıştır. Altın biletleri bulan 5 çocuk fabrikaya girme hakkına sahip olacak ve içlerinden biri hayallerinin ötesinde bir dünyaya kavuşacaktır. Ve Charlie ise çikolata alamayacak kadar fakir olmalarına rağmen o fabrikaya girmek için elinden geleni yapacaktır.Ve Charlie fabrikaya büyükbabasıyla birlikte girer.Onalar gibi beş çocuk daha.Bu çocuklar:Violet , Veruca , Augustus ve Mike'dır.Charlie diğer çocuklara göre daha akıllı,sakin ve tokgözlüdür.Çocuklar fabrikayı dolaşırken Wonka onları Umpa-Lumpa'larıyla tanıştırıken çikolata yemeyi çok seven Augustus açgözlülük yaparak çikolata gölüne gider.Wonka ona gitmemesini söylemiştir ama o gider.Yanlışlıkla çikolata gölüne düşen Augustus bir makine tarafından çikolata süzme yerine gider.Geriye kalır 4 çocuk.Sakız çiğnemeyi çok seven Violet ise Wonka'nın icadı olan doyurucu sakızı (Wonka'nın ona çiğnememesi gerektiğini söylediği halde) çiğner.Ve kemik yapısını kaybederek lastik bir insan olur.Hayvanları bir eğlence aracı olarak kullanan Veruca ise fındık kemiren çalışkan sincapları görerek onlardan birini almak ister ama sincaplar buna izin vermez ve onu çöplerin gönderildiği yere düşürür.Ve babasıda onun gittiği yere gider.Geriye Charlie ve Mike kalmıştır.Mike teknolojik aletleri çok seven bir çocuktur.Wonka çikolata ışınlama televizyonunu onlara tanıtırken Mike televizyona atlar ve ışınlanmak ister.Işınlandıktan sonra Mike devasa bir insan olur ve kağıt kadar ince bir hal alır.Geriye tek Charlie kalmıştır.Wonka büyük cam asansörle Charlie'lerin gecekondu evine gider.Charlie'ye bir teklifte bulunmuştur Wonka.Teklif şudur : " Ya aileni bırakıp fabrikaya sahip olacaksın , ya da ailenle sefalet içinde yaşayacaksın. " Charlie ailesine çok bağlı olan bir çocuk olduğu için teklifi hiç düşünmeden reddeder.Wonka kulaklarına inanamaz.Çünkü Charlie hiçbir çocuğun reddedemeyeceği bir teklifi reddedmiştir.Wonka'nın çikolataları artık eskisi kadar güzel olmaz ve Wonka iflas etmeye başlar.Charlie'nin babasu ise çok iyi bir iş sahibi olmuş ve aldığı maaş'da gayet güzeldir.Charlie ve ailesi fakirlikten kurtulup mutlu-mesut yaşarlar.Bir gün ayakkabısını boyadığı bir adamla Wonka fabrikası hakkında konuşurken Charlie onun Willy Wonka olduğunu anlar ve ona tavsiyede bulunur. İyi çikolatalar üretebilmesi için dişçi olan babası ile görüşmesi gerektiğini savunur. bunu tek başına yapacak cesareti olmayan Wonka Charlie ile beraber babasını ziyarete gider. İlk gördüğünde onu tanımayan babası onu azı dişlerinden tanır. Aralarındaki küskünlüğü giderirler. Ailenin hayatta önemli bir yeri olduğunu bu olaydan sonra anlyan Wonka teklifini değiştirerek Charlie'ye hem fabrikada çalışabileceğini hemde ailesini görebileceğini söyler. Charlie'nin aileside artık Wonka'yı benimsemiş ve hep beraber fabrikada yaşamaya başlamışlardır.




Charlie and the Chocolate Factory - (Charlie'nin Çikolata Fabrikası)

Çoğu gece Bucket ailesinin evinde, akşam yemeği olarak bol sulu lahana çorbası vardır. Charlie bu yemeği annesi, babası, büyükannesi ve büyükbabasıyla paylaşmaktan mutludur. Evleri küçük, köhne ve eski olmakla birlikte sevgi doludur. Charlie’nin her gece penceresinden son gördüğü şey büyük fabrikadır ve küçük çocuk uykuya dalmadan önce fabrikanın içinin nasıl olduğuna dair hayaller kurar. Neredeyse on beş yıldır, kimse ne herhangi bir işçinin fabrikaya girip çıktığını, ne de Willy Wonka’yı görmüştür; yine de burada, esrarengiz şekilde, yüklü miktarda çikolata üretilmekte ve dünyanın dört bir yanına gönderilmektedir. Bir gün Willy Wonka beklenmedik bir duyuru yapar: Ünlü fabrikasının kapılarını açacak ve tesadüfen seçilmiş beş Wonka çikolatasının içine saklanmış altın biletleri bulan beş çocuğa “fabrikanın tüm sırlarını ve sihrini” gösterecektir. Charlie’nin ailesi onun kazananlardan biri olarak görebilseler çok mutlu olacaklardır ama bu düşük bir ihtimaldir, çünkü senede yalnızca bir kez, o da doğum gününde olmak üzere Charlie’ye tek bir çikolata alabilmektedirler.

Aslında, dünyanın dört bir yanından birer birer altın bileti bulan çocuklarla ilgili haberler gelmeye başladığında, Charlie’nin umutları günden güne azalmaktadır. Önce, bütün gün ağzını şekerlemelerle doldurmaktan başka bir şey düşünmeyen pisboğaz Augustus Gloop’un haberi gelmiştir. Ardından, babası istediği şeyi almadığı zaman tepinmeye başlayan şımarık Veruca Salt’ın kazandığı duyulmuştur. Sonra, vitrinindeki kupalardan başka hiçbir şeyi umursamayan şampiyon sakız çiğneyici Violet Beauregarde’ın, son olarak da, sürekli olarak herkesten nasıl daha akıllı olduğunu göstermeye çalışan huysuz Mike Teavee’nin haberi ulaşmıştır. İşte o anda, müthiş bir şey olur. Charlie karla kaplı caddede biraz para bulur ve en yakın dükkandaki Wonka Ürünü Leziz Yumuşak bir Şekerleme alır. Tek düşünebildiği şey, kendisinin ne kadar aç, alacağı şeyinse ne kadar lezzetli olduğudur. İşte oradadır: Aldığı şeyin ambalajının altında altın bilet parlamaktadır. Bu son bilettir. Charlie fabrikaya gidecektir! Büyükbabası Joe bu haber karşısında öylesine heyecanlanır ki adeta gençleşir ve yatağından fırlar. O anda hatırladığı tek şey, Willy Wonka’nın fabrikanın kapılarını kasaba halkına tamamen kapamasından önce orada çalıştığı mutlu zamanlardır. Aile, Charlie’ye hayatının macerası olacak bu serüvende Büyükbaba Joe’nun eşlik etmesi gerektiğine karar verir. İçeri girdikten sonra, birbiri ardına inanılmaz şeyler gören Charlie’nin gözleri kamaşır: Wonka’nın kendi icadı olan ışıltılı aletlerden, sürekli olarak yeni ve farklı şekerlemeler çıkmaktadır. Neşeli Oompa-Loompa ekiplerinden bazıları, köpük köpük çikolata şelalelerinin ardındaki karamela dağlarından şekerleme çıkarmakta, bazıları da yarı saydam, burma şekerden ejderha başlı bir tekneyle bir çikolata nehrinde ilerlerken şeker çubuklarının ve naneli şekerden yapılmış çimlerin yanından geçmektedirler. Fundalıklarda yetişen kirazlı lokumlar dolgun ve tatlı görünmektedir. Başka bir yerde, yüz tane eğitimli sincap, minik taburelerin üzerinde, herhangi bir makineden çok daha hızlı biçimde, dilim çikolatalar için fındık fıstık ayıklamaktadır; ve Wonka da inanılmaz cam asansörüyle yatay, dikey, çaprazlama, ve aklınıza gelebilecek her yönde geniş ve fantastik fabrikasında gezinmektedir.

Willy Wonka’nın kendisi de neredeyse dikkat çekici icatları kadar ilginçtir. Willy kibar ama son derece sıradışı bir evsahibidir. Sanki şekerlemeden başka hiçbir şey düşünmüyor gibidir. Buna tek istisna, ara sıra, birden bire, uzun zaman önce olmuş ama pek anlatamadığı şeyler düşündüğü zamanlardır. Wonka’nın yıllardır fabrikadan dışarı adım atmadığı söylenmektedir. Onun gerçekte kim olduğu ve hayatını neden şekerleme yapmaya adadığı ise Charlie’nin ancak tahminlerde bulunabileceği konulardır. Bu arada, diğer çocuklar da yozlaşmış bir grup olduklarını kanıtlarlar: Öylesine kendi havalarındadırlar ki Wonka’nın yaratımlarını pek takdir etmezler. Açgözlü, şımarık, cimri ve ukala kişilikleri tur daha bitmeden onları birer birer çeşitli belalara sürükler ve gruptan koparır. Geriye sadece küçük Charlie Bucket kaldığında, Willy Wonka esas sırrı açıklar: En büyük ödül fabrikanın anahtarıdır. Ailesinden uzun süredir ayrı kalmış olan Wonka, şekerleme imparatorluğunu, hayatını adadığı bu işi devam ettirebileceğine güvendiği birine devretme zamanının geldiğini hissetmektedir ve bu yarışmayı o özel çocuğu bulmak için düzenlemiştir.

Ama asla tahmin edemediği şey, inanılmaz cömertliğinin karşılığında daha da değerli bir şey kazanacağıdır.
Sweeney todd isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Alt 19-09-08, 14:56   #8 (permalink)
Şeytan Berber


Cevap: Tim Burton Ve Johnny Depp Filmleri Fan Clup










Sweeney todd isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Alt 19-09-08, 14:58   #9 (permalink)
Şeytan Berber


Cevap: Tim Burton Ve Johnny Depp Filmleri Fan Clup



ÖLÜ GELİN

Viktorya döneminin baskı altındaki küçük, kasvetli bir kasabasında, iki utangaç gencin, daha önce hiç karşılaşmadıkları halde, evlenmelerine karar verilmiştir.



Kaba, sonradan görme, (Tracey Ullman ve Paul Whitehouse tarafından seslendirilen) konserve balık tüccarları Nell ve William Van Dort hep yüksek sosyeteye girebilmeyi düşlemişlerdir. Ne var ki, maddi açıdan noksan olmasalar da, görgüleri büyük ölçüde noksandır.



Everglot Dükü’nün birinci derecede akrabaları olan, (Joanna Lumley ve Albert Finney tarafından seslendirilen) aileden zengin aristokratlar Maudeline ve Finis Everglot de, tam aksine, görgü açısından zengin olmalarına karşın, maddi açıdan dara düşmüşlerdir. Paraları uzun süre önce tükenmiştir. Ellerinde kalan tek değerli şey isimleri ve toplumsal konumları, ve sonradan anlaşıldığı üzere (Emily Watson tarafından seslendirilen) kızları Victoria’dır. Daha önce onda değerli bir yan bulmasalar da, kızlarının toplumsal basamakları çıkmalarına vesile olabileceği anlaşılır, çünkü Van Dort çiftinin (Johnny Depp tarafından seslendirilen) Victor adında bekar bir oğulları vardır.



Everglot çifti statülerini korumak istedikleri için, Victoria’yı, istemeden de olsa, korkunç Van Dort’ların oğluyla evlendirmeye karar verirler; ne de olsa, sonradan olsa da zengin zengindir. Anlaşma yapılır ve iki aileyi bir telaş alır. Herkes yakında gerçekleşecek düğün için büyük heyecan duymaktadır… tabi gelin ve damat hariç. Ama herkes bilir ki evliliğin zaten aşkla ilgisi yoktur; Maudeline ve Finis’e sorabilirsiniz.



Victor ve Victoria, ilk kez, ailelerin gelin ve damat adayını uygun bir şekilde tanıştırmak için bir araya geldiği düğün arifesinde birbirlerini görürler. Bunun hemen ardından da düğün provası yapılır. İki genç birbirinden utangaçtır. Bu ilk buluşmada, çok uzak bir ihtimal gibi görünse de, Victor ve Victoria’nın gerçek aşkı bulma şansı henüz kaybolmamış gibi görünmektedir. Ama prova sırasında, Victor –müstakbel kayınvalidesinin elbisesini kazara yakmadan bile önce- evlilik yeminini o kadar kötü okur ki (Christopher Lee tarafından seslendirilen) Papaz Galswells onu dizeleri doğru öğrenmesi için dışarı çıkartır.



Küçük düşen genç adam, köyü çevreleyen karanlık ormanda dolanmaya başlar. Yalnızken, yeminini mükemmel bir şekilde okur. Hatta, yeminin sonunda alyansı bir ağacın dalına nazikçe takar. Ama aslında bu bir dal değildir.



Dehşet verici bir şekilde, çürümekte olan tuhaf ve güzel bir kadın cesedi yırtık pırtık gelinliğiyle yerden çıkarak Victoria’nın yüzüğünü kemikli parmağına takar. Victor istemeden (Helena Bonham Carter tarafından seslendirilen) Ölü Gelin’le evlenmiştir.



Ölü Gelin düğün gecesinde gizemli bir şekilde öldürülüşünden bu yana, kalbi kırık bir şekilde damadın gelip onu almasını beklemiştir. Kalbi atmaya uzun zaman önce son verse de, genç kadının gerçek aşkı ve ebediyen birlikte olacağı kocasını bekleyişi asla sona ermemiştir. Victor yanlışlıkla bu koca olmuştur. Yerin altındaki Ölüler Diyarı’na çekilir. Genç adamın bildiği mazbut yaşamın tam zıttı olan Ölüler Diyarı’nda, publar hep açıktır ve ölüler, Yaşayanlar Diyarı’ndaki sıkıcı ve kasvetli insanların hepsinden çok daha canlıdırlar.



Victor umutsuzca Victoria’ya dönmenin bir yolunu bulmaya çalışır. Yaşayanlar Diyarı’nda onu hasretle bekleyen Victoria ise, nişanlısının ölü bir kadın tarafından yerin altına çekildiğine kimseyi ikna edemez. Everglot çifti kızlarına yardım etmek yerine, alelacele ikinci bir düğün ayarlarlar. Bu seferki damat adayı (Richard E. Grant tarafından seslendirilen) Barkis Bittern gizemli ve sinsi biridir, ve sadece doğru zamanda doğru yerde olduğu için Victoria’yla evlenebilecektir…



Ölü Gelin, Victor’un kutsal olmayan evlilik yemininden caymasına izin vermeye niyeti yoktur. Genç adamın ise Ölüler Diyarı’ndan kurtulup, hayatının aşkının kollarına dönmenin bir yolunu bulması gerekmektedir.

Sweeney todd isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Alt 19-09-08, 14:59   #10 (permalink)
Şeytan Berber


Cevap: Tim Burton Ve Johnny Depp Filmleri Fan Clup









Tim Burton's Corpse Bride - Ölü Gelin (2005)



Ölüler Diyarı'nda düğün var!

Viktorya döneminin baskıcı, kasvetli bir kasabasında, daha önce hiç karşılaşmamış iki utangaç gencin evlendirilmelerine karar verilmiştir.

Sonradan görme, kaba saba konserve balık tüccarları Nell ve William Van Dort'ın hayali, yüksek sosyeteye dahil olmaktır. Maddi açıdan buna bir engelleri olmasa da, iş ‘görgü' meselesine gelince durum değişmektedir. Everglot Dükü'nün birinci dereceden akrabaları olan, aileden zengin aristokrat Maudeline ve Finis Everglot ise tam aksine, görgü açısından zengin olmakla beraber, maddi açıdan dardadır. Paraları uzun süre önce tükenen çiftin elinde kalan tek değerli şey, isimleri, toplumsal konumları ve kızları Victoria'dır.

Kızları sayesinde statülerini koruyabileceklerini fark eden Everglotlar, istemeyerek de olsa, kızlarını görgüsüz ama zengin Van Dort ailesinin bekar oğulları Victor'le evlendirmek için kolları sıvarlar. İki aile arasında anlaşmaya varılınca, heyecan içinde düğün hazırlıklarına girişilir...




Victor ve Victoria, toplumsal kurallara uygun olarak birbirlerini ilk kez düğün arifesinde görürler. Hemen sonra da düğün provası başlar. Ama provada Victor evlilik yeminini okumayı beceremeyince, Papaz dizeleri doğru öğrenmesini söyleyerek onu dışarı çıkarır. Küçük düşen Victor, köyü çevreleyen karanlık ormanda dolanmaya başlar. Yalnızken yeminini mükemmel bir şekilde okur; hatta yeminin sonunda alyansı bir ağacın dalına nazikçe takar.

Ve o anda çürümeye yüz tutmuş tuhaf ve güzel bir kadın cesedi, yırtık pırtık gelinliğiyle yerden çıkıp Victoria'nın yüzüğünü kemikli parmağına takar. Çünkü aslında bu bir dal değil, Ölü Gelin'dir; Victor yanlışlıkla onunla evlenmiş olur. Bu evlilik sebebiyle yerin altındaki Ölüler Diyarı'na çekilen genç adam, orada alışageldiği mazbut yaşamdan çok farklı bir yaşamla karşılaşır. Ölüler, Yaşayanlar Diyarı'ndaki sıkıcı ve kasvetli insanların hepsinden çok daha canlıdırlar...

Victor, umutsuzca Victoria'ya dönmenin bir yolunu bulmaya çalışadursun, onu hasretle bekleyen Victoria ise, nişanlısının ölü bir kadın tarafından yerin altına çekildiğine kimseyi inandıramaz. Everglot çifti kızları için ikinci bir düğün ayarlar. Bu seferki damat adayı, sinsi ve gizemli Barkis Bittern'dir...



Mike Johnson ve Tim Burton'un birlikte yönettiği "Tim Burton'dan Ölü Gelin", stop-motion animasyon tekniğiyle çekilmiş. John August, Caroline Thompson ve Pamela Pettler'in senaryosuna dayanan filmin görüntü yönetimini Pete Kozachik üstlenmiş. Filmin seslendirme kadrosunda Johnny Depp (Victor), Helena Bonham Carter (Ölü Gelin), Emily Watson (Victoria), Tracey Ullman (Nell Van Dort), Paul Whitehouse (William Van Dort), Joanna Lumley (Maudeline Everglot), Albert Finney (Finnis Everglot) ve Richard E. Grant (Barkis Bittern) görev almış. Müziklerse Danny Elfman imzası taşıyor.


Tim Burton's Corpse Bride

Vizyona Giriş Tarihi
18.11.2005

Türü
Animasyon


Ülke
İngiltere


Süresi ve Yapım Yılı
76 dakika - 2005


Yönetmeni
Tim Burton, Mike Johnson


Oyuncular
Johnny Depp
Helena Bonham Carter
Emily Watson
Tracey Ullman


Senaryo
John August, Pamela Pettler


Müzik
Danny Elfman


Görüntü Yönetmeni
Pete Kozachik





Sweeney todd isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

İşaretle

Etiketler
burton, clup, depp, filmleri, johnny

Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Johnny Depp Animasyonda Death Magnetic Sinema 3 17-12-08 23:09
Johnny Depp Jack Sparrow gibi yaşayacak blue_fairy Yurtdışından Haberler 1 30-09-08 13:56
Johnny Depp Funda Yabancı Yakışıklılar 22 21-09-08 02:47
Johnny Depp Röportajları... Sweeney todd Sinema 8 05-09-08 02:17
Johnny Depp İle Karayip Korsanları Üzerine The_Crow Sinema 0 01-08-06 00:39



1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 21