
[Anket] Hayal Gücünü Yarıştır Ortalığı Karıştır..Ödüllü Forum Yarışmaları içinde [Anket] Hayal Gücünü Yarıştır Ortalığı Karıştır.. konusu , * MasaLLaRımız *
Alıntı:
SeVenSe ´isimli üyeden Alıntı
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, bizim bildiğimiz diyarların çok mu çok ...
|
Anket Sonuçları: [Anket] Hayal Gücünü Yarıştır Ortalığı Karıştır..
|
|
SeVenSe
|
  
|
21 |
36,21% |
|
ally_brs
|
  
|
6 |
10,34% |
|
ezgi009
|
  
|
2 |
3,45% |
|
*sweety*
|
  
|
6 |
10,34% |
|
merv
|
  
|
20 |
34,48% |
|
lady bird
|
  
|
3 |
5,17% |
[Anket] Hayal Gücünü Yarıştır Ortalığı Karıştır..
03-06-08, 18:54
|
#1 (permalink)
|
♥ .ภzL..♥
|
[Anket] Hayal Gücünü Yarıştır Ortalığı Karıştır..
* MasaLLaRımız *
Alıntı:
|
SeVenSe´isimli üyeden Alıntı
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, bizim bildiğimiz diyarların çok mu çok uzağında, Kaf dağının biraz yakınlarında, adını her geleni mutlu etmesinden alan Mutluluklar Diyarı varmış… Buraya her kim gelse dilekleri gerçekleşir, duaları kabul olurmuş… Gel gör ki, herkesi mutlu eden bu diyarın prensesi bir türlü mutluluğu tadamamış… Kral kurbanlar mı kesmemiş, kahinler mi tutmamış… Ne yaparsa yapsın, kızının yüzünü bir türlü güldürememiş… Bu prenses dediğim öyle sıradan bir prenses olsa hadi neyse… Güzelliği dillere destan, yedi düvelin padişahını peşinde koşturan Selen Sultan…
Kimse bilmese de, bizim Sultan’ın aslında çok büyük bir derdi varmış da, kimseye anlatmamış… Meğer bizimkisi gönlünü bir firariye kaptırmış… İlk zamanlarda, sadece ara sıra konuşurlarken, sonraları aşk işte, ayda bir, haftada bir derken her gün görüşmeye başlamışlar… Firari dediysek öyle basit bir firar değil, bizim kral bir yakalasa onu, anında kellesini uçuracak… Ne yapmış derseniz, kimse bilmezmiş ama denilen o ki, Kralın düşmanlarını zindandan kaçırmış bizim yiğit Serdar… Öyle bir oyuna getirmiş ki bizim Kralı, adamcağız anca üç gün sonra anlamış, zindandan kaçanları… Vesselam işte, bizim Sultan bir daha mutlu olamamış, gönlünü o yiğide kaptırdı kaptıralı …
Nasıl mutlu olsun, bir yanda baba ötekinde sevda…
Gel zaman git zaman, Kral çok büyük bir af çıkarmış… Burası Mutluluklar Diyarı dır, herkes mutlu olsun diyerek… Tabi bizim Serdar’ı da unutmamış… Selen koşa koşa gidip yetiştirmiş haberi hemen Serdar’a… Serdar önce inanmasa da aşk işte, Selen’i daha rahat göreyim diye razı olmuş sonunda, dağlardan inip, şehirde yaşamaya… Selen kimseye görünmeden saraya dönerken, Serdar’da kılıcı kalkanı mağaraya saklayıp, yavaş yavaş inmeye başlamış, Yalnızlıklar Tepesinden aşağıya… Tam şehre girecekken, 40 atlı 40 yaya asker sarmış Serdar’ın etrafını… Serdar olanlardan habersiz, “ Ne oldu” diye haykırmış ama ne çare… Yakaladıkları gibi zindana postalamışlar garibimi…
Kral türlü işgenceler yaptırmış Serdar’a… En büyük işkencesi de, “ Seni de affedeceğimi mi umdun a gafil” diye günde 3 defa bağırmakmış… Ama Serdar öyle basit bir cengaver değil dedim ya… Söylememiş bir türlü kaçırdıklarının yerini… Bu arada Selen duymuş olanları, iki göz iki çeşme ağlıyor… Ak ediyor, kara ediyor bir türlü Serdar’ı görmek için bir yol bulamıyor derken, çıkmış babasının karşına “ Babamın en büyük düşmanını görmek isterim” demiş… Babası zaten kız canını istese canını verecek, “Tabi ki” demiş, “Hadi gidelim de gör babanla uğraşan nasıl olurmuş” Selen “ Hayır, yalnız gideceğim” demiş… Kral her ne kadar istemese de çaresiz kabul etmiş…
Selen zindana girince, tüm gardiyanları çıkarmış, “Emir babamındır” diyerek… Serdar’la baş başa kalmışlar ama gel gör ki Serdar yüzünde dahi bakmamış… Yalvarmış yok, yakarmış yok… Bir türlü inandıramamış hiçbir şeyden haberi olmadığına… Tam çıkıp gidecekken “Dur” demiş Serdar… “Madem haberin yok, madem beni gerçekten seviyorsun o zaman senden bir şey isteyeceğim”, “Emret kurbanın olam”… “Yalnızlıklar Tepesine git, kılıcımın kınında bir mektup bulacaksın… O mektubu al ve üzerinde yazılı olan yere ilet” Serdarın sözleri biter bitmez hemen çıkmış Selen… Ve dediklerini yapmış….
Aradan bir iki ay geçmiş… Serdar hala zindanda… Selen, gece gündüz ağlıyor… Bunların yanında Mutluluklar Kasabasında, büyük bir telaş, büyük bir hazırlık var… Kaf Dağının Prensi haber yollamış ziyarete gelecek… Prens dediysek öyle basit bir prens değil, devrin en güçlüsü… Yedi cihana hükmeden bir adam… Derken beklenen an gelmiş… Prens Ebrar tüm ihtişamıyla girmiş Mutluluklar Diyarına… Saraya girerken bir kızı işaret etmiş, “Kral’ın kızıdır” demişler… “İyi” demiş… Vesselam bizim Kral mutluluktan dört köşe sarılmış Ebrar’a… hoş geldinler mi dersiniz, türlü ikramlar mı… Yol yorgunu olan Ebrar, fazla oturmadan odasına çekilivermiş… Sabah uyanıp kahvaltısını ettikten sonra, Kral ı çağırtmış yanına… İlk cümlesi “ Dün saraya girerken bir kız gördüm” olmuş… Kral olacaklardan habersiz, “ Mutluluklar Diyarının tüm kızları size kurban olsun prensimiz” demiş… Ebrar; “Duydum ki sizin kızınızmış” Kral birden bire heyecendan şaşırarak “Selen’mi.. Benim kızım mı” diyebilmiş sadece… Ebrar, bekletmeyin ben Mutluluklar Diyarına mutlu olmaya geldim, düğün hazırlıkları başlasın” demiş… Kral çaresiz kabul etmiş ve kızına anlatmış her şeyi… Selen babasının kellesinden olacağını bildiğinden hiç ses çıkarmamış… Dillere destan bir düğünden sonra, artık gitmeye hazırlanırken, Selen bari son bir kez Serdar’ımı göreyim ona dokunayım demiş…Ve zindana gitmiş… Gardiyanları çıkarıp sarılacak olmuş ki, Ebrar belirmiş kapıda… “Vay vay vay… Demek öyle” deyip birde kahkahayı basıvermiş… “Alın alın, bunu da götüreceğim yanımda” demiş Serdar’ı göstererek… “Görsün bakalım işkence nasıl olur..”
Tüm hazırlıklar tamamlanıp, Kaf Dağının Prensi Ebrar, yeni Prenses Selen 100 atlı 150 yaya asker ve en arkada elleri kolları bağlı Serdar, Kaf Dağına doğru yola çıkmışlar…Selen kafasında nasıl kaçarız planları yaparken, birde bakmış ki Serdar gülüyor… İlerlemişler, ilerlemişler ve Mutluluklar Diyarı artık görünmez olmuş…Yorulan atlar için mola vermişler… Ebrar bir askere işaret edip Serdar’ı yanına getirmesini emretmiş… Ebrar öyle bir kahkaha atıvermiş ki, Selen’in Serdar’a bir şey yapacak diye ödü patlamış… Serdar gelir gelmez ilk cümlesi “ her şeyi hallettin mi Ebrar” olmuş, Ebrar “O ne demek efendim, her şey istediğiniz gibi yerine getirildi” demiş… Selen’in tüm şaşkınlıkları arasında Serdar bağırmış “ E artık ellerimi çözsen diyorum”..
Meğer Kaf Dağının gerçek prensi Ebrar değil Serdarmış… Ebrar ’sa onun sadece yardımcısı…
Gel gelelim bizim Serdar’ın kaçırdığı adamlara… Onlar civarın en büyük Krallarından, Sessizlikler Diyarının kralının ajanlarıymış, eğer Serdar onları kaçırmasa, Sessizlikler Kralı büyük bir sefer düzenleyip Selen’in babasını yani bizim Kralı öldürecekmiş…
Serdar o kadar seviyormuş ki Selen’i her şeyi önceden ayarlayıp, Selen’le Ebrar ’a gönderttiği mektuba şunları yazmış, “ Adamları, Derin Vadiden al, Kaf Dağının esiri ilan et, ve sonra da gel bizi al….”
Yolda bu hikayeyi defalarca anlattıran Selen neredeyse hala inanmayacakmış… Ki yol bitmiş Kaf Dağına varmışlar…
Onlar Yalnızlıklarının Derin Sessizliğinde Mutluluğu yakalamışlar… Bize sadece susmak düşer…
Selim Seven
09 05 2008
dreams: Kendi isteği üzerine yarışmadan ayrılmıştır...Verilen oylar geçersiz sayılacaktır.
|
Alıntı:
|
ezgi009´isimli üyeden Alıntı
ben resim kullanmadan bir masal yazdım masılımın adı masallar dans ediyor
 MASALLAR  DANS  EDİYOR
ayşe o gün herzamanki gibi bir masal okumaktaydı ...
ayşe masalın adına bakmıştı dans eden küçük kız . ayşe masalın adından çok etkilenmişti . esneyerek masalını okumaya başladı ve kendini birden masalın içinde bulmuştu .... ayşe baktığında herkez dans eder bir haldeydi ama adı dans eden küçük kız olazn bir minik dans etmiyordu.. ayşe onun yanına gidip neden dans etmediğini sordu küçük kız ona (herkez dans ettiği için benim bir ayrıcalığım kalmadı neden dans edeyimki ? ) demiş.... ayşe o an çok üzülmüş herkeze durumu anlatmış ama kimse dans etmekten vazgeçmemiş ayşe en sonunda bir büyücüye gitmeye karar vermiş büyücü ona yardın etmiş ve ülkede dans eden küçük kızdan başka kimse dans edemiyormuş küçük kız tşk etmek için ayşeye kırmızı ayakkabılarını vermiş ve öpmüş ayşe o öpücük ile uykusundan uyanmış aslında bir rüyaymış olanların hepsi ayşe buna çok üzülmüş ama bide ne görsün kırmızı ayakkabılar elinde ve küçük kız ona bay bay diyor ayşe o zaman inanmış olanlara çünkü ayşe masallar diyarındaymış
|
Alıntı:
|
ally_brs´isimli üyeden Alıntı
Bir varmış, bir yokmuş evvel zaman içinde ismi bilinmeyen ülkenin birinde birbirlerini dediler gibi seven Santiago ve Fiona isimli bir çift varmış.Bunların sevgilerini bilmeyen duymayan yokmuş.
Ancak bunların bu sevgisini kıskanan ejderhalar ülkesin baş ejderhası kızı kaçırmış.
Santiago çaresizce uzanmıştı olduğu yere...
Bir çırpıda kalktı uzandığı çimlerden genç.Duramıyordu bir durduğu yerde böyle durmamalıydı bir şeyler yapmalıydı , ama ne yapmalıydı bi türlü karar veremiyordu.Ama güçlü olmalıydı ne pahasına olursa olsun ismi gibi güçlü olmalıydı Santiago.Kurtarmalıydı sevgilisini o hain ejderhaların elinden.
Çatık kaşlarını kaldırdı gökyüzüne dikti gözlerini birkez daha.Kınından çıkardığı kılıcını gökyüzüne kaldırarak.Kulakları sağır edecek bir şekilde bağırıyor , kayalıklarda yankılanan bu ses dağın eteğinde yavaşça kayboluyordu^^ yemin ediyorum ki seni bulacağım ve aşkımız bitmeyecek^^
Tekrardan kılıcını kınına koymuş ve başlamıştı koşmaya.100 metre ötedeki atına bir çırpıda binip yola koyulmuştu.
Dere tepe düz gitmiş ve yaklaşık 40 gün boyunca hiç durmadan yol almış sonunda ejderhalar ülkesine bir sabah günü ulaşmayı başarmış.
Santiago şatoya yaklaştığında ejderhaların muhafızlık ettiği kapıyı görebiliyordu.
Bu saatte giremezdi oraya çok tehlikeliydi muhafızların ona neler yapacaklarını biliyordu eğer yakalarlarsa.
Bu şato çok büyüktü ve Fionayı da bulması çok zor olacağa benziyordu.Gözetlemeye başlamıştı koskoca şatoda tek tük bulunan camları , en tepesine çıktığı bir çınar ağacından.Ama yoktu çok uzun bir süreden beri gözünü ayırmamıştı bu camlardan ama yoktu işte kimse.Tam ümidi kesmeye başlamıştı son bir ümitle kafasını şatonun en ön bloğunda bulunan cama çevirmişti kafasını.Birşey vardı orda ancak ne olduğunu anlaşılmıyordu.Bir karartı halinde görünüyordu.
Santiago gözünü bir an bile ayırmadığı bu camda güneş yüzünü şatonun camına doğru çevirdiği anda bu karartının sevgilisi Fiona olduğu hissi kaplamıştı içini.
Oraya gitmeye karar vermişti belki o değldi belki ama o şansını denemek istiyordu.
Hava iyice kararmış , demir parmaklıklardan görünmeden içeriye girmeyi başarmış.Şatonun asıl kapısına doğru yol almış , odayı çok rahatlıkla bulmuştu.Ancak bir hareketlilik sezmişti şatoda acele etmeliydi artık.
Camdaki karartının aslında sevgilisi Fiona olduğunu anlamasıyla yanındaki nöbetçinin kafasını uçurması bir olmuştu.Ancak ejderha ölürken çıkardığı çok yüksek sesle diğer ejderhaları uyandırmış.Artık buradan kurtulmaları imkansız gibi birşeydi.
Ejderhaların nerdeyse hepsi odanın kapısına doğru gitmeye başlamışlardı.
Santiago’nun aklına 3-4 sene önce bir büyücüden öğrendiği su çıkarma numarası
gelmişti aklına.Ve içine su konabilecek ne varsa hepsini doldurmuş ve bu suları yukarı doğru çıkmakta olan ejderhaları üzerlerine fırlatmış.Ejderhalar suyun sersemliğiyle oraya yığılıp kalmışlar ve bnu fırsat bilen Helton sevgilisinin çektikçe uzayan saçlarıyla aşağıya kadar inmiş.
40 gün süren eve dönüş yolculuğundan sonra kırk gün kırk gece süren bir düğünle evlenirler.
Ve onlar da Fiona ve Santiago olarak tarihteki yerlerini alırlar
Onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine
|
Alıntı:
|
merv´isimli üyeden Alıntı
|
Alıntı:
|
*sweety*´isimli üyeden Alıntı
HAYALLER
Zaman akıp geciyor bense hala yerimde sayıyordum.su fani dünyada bir dostum vardı.oda simdi yanımda degildi.cok mutsuzum cünkü benim bir hayalim yok.of ne yapmalıyım hiç bilmiyorum.
Evet!!dogru bildiniz, ben bir lise son sınıf ögrencisiyim.bu sene öss var fakat ben ne kazanmam gerektiğini ne için yarıştıgımı hiç bilmiyorum.oysa benim bu seneye kadar kendime bir hayal belirlemiş olmam gerekiyordu.bir gün oturmuş kara kara düşünürken arkamdan bir ses duyuldu garip tiz bir sesti kimin sesiydi acaba diyerek arkamı döndüm fakat ortalıkta kimseler yoktu evi dolamaya basladım sesi dinliyordum ama ses her yere yayıldıgı için nereden geldigini cözemedim.aaaaaaa birden ayagımı birseyin ısırdıgını fark ettim o da ne?bu bir fare bana bakıyordu. cok korktum ve hemen bir koltugun üzerine cıktım. Fare bana;'' ben senin için sana yardım etmek için gönderildim'' dedi. bende nasıl olur rüyadamıyım neyim deyip kolumu sıktım fakat bu bir rüya degildi.bana aynaya bak dedi aynaya baktım elimi aynaya uzatmamla kendimi ananın içinde buldum her yer ayna dolu kendimi aynaların yasımalarında görüyordum kiminde ters gözüküyordum kiminde ise düz .yürümeye basladım bir perde vardı perdenin arkasında da biri vardı.''kimsin?,benden ne istiyorsun '' dedim.
perde aralandı ve arkasından bir cüce cıktı .ufak tefek bişeydi,cok sekerdi.ve dedi ki''senin hayalin belli ,küçükken annene hep ne derdin?''
düşündüm düşündüm fakat ben anneme dedigimi bir türlü hatırlayamadım .ve;''nerden hatırlayacagım aradan yıllar gecmiştir ben bişi demedim dediysemde simdi ha-tır-la-mı-yo-rum''cüce bana aynaların birinden eski bi günü gösterdi annemle ben dokturculuk oynuyormuşuz. ''evetttt simdi hatırladım ben anneme büyüyüp doktor olup sana bakacagım demiştim.''dedim.Cüce de bana ;''dogru simdi ben gitmek zorundayım cok calışmalısın'''dedi ve gitti.ben de annemin sesini duyuyordum.Allahalla annem ne arıyor burda dedim kendi kendime.bir anda rüyadan uyandım annem bagırıyordu ''yeter bu kadar yattıgın kalk artık okula gec kalacaksın'' dedigini duydum.bu bir rüyamıydı dedim kendi kendime .
okula gittigimde asu 'yu en yakın dostumu buldum .olanların hepsini anlattım.asu da dedi ki:''masal gibi bisey bu cüceler felan''.ben de;''o zaman bu masal cok işe yaradı artık ne olmak istedigimi biliyorum ''dedim .gülerek sınıfa girdik...
|
Alıntı:
|
lady bird´isimli üyeden Alıntı
bebek ve melek
o gece cennette hıçkırık sesleri duyulmuştu.çünkü bir bebek annesinin yanına gidiyordu.mutlu olması lazımdı ama cennettekilerden ayrılmak onun ağrına gidiyordu.birden dünyadan gelen sesler fazlalaşmıştı.bu demek oluyordu ki bebeğin gitme vakti gelmişti.bebek herkesle vedalaştıktan sonra gitti.herkes çok üzülmüştü ama bir yandan sevinmişlerdi bebek annesinin yanına gidiyordu.
bebeğin yolculuğu en başlarda iyi gitsede sonraları yolu değişmişti.bebek yolu şaşırmıştı.batıya gideceğine doğuya gitmişti.ve böylece geç gidecekti taa ki yolunu bulana kadar.bebeğinin annesinin sancıları çok sıklaşmıştı.bebeğin bir an önce doğması gerekiyordu.ama bebek yolu şaşırmıştı.annesine gidemediği için ağlıyordu.yolda bir melek gördü.bu melek bebeğin ağladığını görünce bebeğe sordu:'neden ağlıyorsun'bebek cevap verdi:'ben anneme gidecektim ama yolumu şaşırdım.acaba bana yardım edebilir misin?bana batıyı gösterir misin?ben de o yönde ilerliyim.melek evet manasında başını salladı.ve bebeğe batıyı gösterdi.
bebek batıya doğru gitti ve annesini buldu.annesini bulduğunda annesine şöyle bir baktı her ne kadar o duymasa da annesine 'MELEK ANNEM'dedi.bir süre sonra bebek doğdu.annesi ona güzelce yıllar boyunca baktı.sonunda bebeğimiz büyüdü ve meslek sahibi bir adam oldu.günlerden bir gün bebeğimizin annesi hastalandı ve bebeğimiz ona bir süre baktı.bir süre sonra annesi vefaat etti.bebeğimiz çok üzüldü.bebeğimizin annesi cennete gitti.orada onu biri karşıladı.bebeğimize yardım eden melek olanları ona anlattı.anne çok üzülmüştü.gel zaman git zaman bebeğimiz yaşlandı ve öldü.o da cennete gitti.cennette annesiyle buluştu ve orada mutlu mesut bir hayat geçirdiler.
|
<b> Bir süredir belli nedenlerden dolayı forumda aktif olamıyordum.Dolayısıyla yarışmayı da askıya almak zorunda kalmıştık.Gecikmeden dolayı özür diLiyorum.. Anketi açtım..
Herkesi oy kuLLanmaya davet ediyorum </b>
<b>Anket 7 gün sonra sona erecektiR ..son olarak Burda olmaz ama belirtiyim ; Herhangi bir hile karıştıran cezalandırılacaktır. </b>
|
|
Konu dreams tarafından (05-06-08 Saat 23:53 ) değiştirilmiştir.
|
|
|
|
.вєвιѕн.♥ Mesajına 22 Defa Teşekkür Edildi
|
єLρ*, *sweety*, bebil, cagi, delikurt4471, diLemma, DiLşah, dreams, DUMAN01, Fatoş Sultan, hoLy_girL, in-g, MatmazeL*, merv, Miray, Seray, SeVenSe, sıRem, TıLSıM, ultrAgs, Öcü-Girl, _knochenmann¯ |
03-06-08, 19:38
|
#2 (permalink)
|
|
::вυ∂α gєçєя уαнυυ::
|
Cevap: [Anket] Hayal Gücünü Yarıştır Ortalığı Karıştır..
mervenın masalını begendım
|
|
|
|
|
03-06-08, 19:44
|
#3 (permalink)
|
~ UsŁαnmαdım..
|
Cevap: [Anket] Hayal Gücünü Yarıştır Ortalığı Karıştır..
Ben oyumu kuLLandım 
katıLan arkadaşLara başarıLar ..
|
|
|
|
|
03-06-08, 19:51
|
#4 (permalink)
|
|
ღ ღ ღ €lm@ Sh€k€ri ღ ღ ღ
|
Cevap: [Anket] Hayal Gücünü Yarıştır Ortalığı Karıştır..
emeğinize sağlık arkadaşlar
|
|
|
|
|
03-06-08, 19:53
|
#5 (permalink)
|
|
ßiri beni buLsun..
|
Cevap: [Anket] Hayal Gücünü Yarıştır Ortalığı Karıştır..
hepsi birbirinden güsel oLmuş bende oyumu kullandım sonuçları merakla bekliyorum
|
|
|
|
|
03-06-08, 19:54
|
#6 (permalink)
|
|
ABD mallarını boykot . . .
|
Cevap: [Anket] Hayal Gücünü Yarıştır Ortalığı Karıştır..
ben karar veremedim 
ne güzel çalışmalar çıkmış ortaya
hepinize teşekkürler arkadaşlar,emeğinize sağlık.....
|
|
|
|
|
03-06-08, 23:17
|
#7 (permalink)
|
|
*_NiSYaN_*
|
Cevap: [Anket] Hayal Gücünü Yarıştır Ortalığı Karıştır..
Selim biliyo bu işi Döktürmüş yine...
Oyumu kullandım tebrikler harika şeyler çıkmış ortaya 1
|
|
|
|
|
03-06-08, 23:50
|
#8 (permalink)
|
|
BeRCeSTe
|
Cevap: [Anket] Hayal Gücünü Yarıştır Ortalığı Karıştır..
ilk masal çok sürükleyiciydi açıkcası... gözümü alamadım desem yeridir..
ellerinize sağlık..
|
|
|
|
|
03-06-08, 23:56
|
#9 (permalink)
|
|
SolanLarın Ardından...
|
Cevap: [Anket] Hayal Gücünü Yarıştır Ortalığı Karıştır..
Aaa yarışma başlamış, başarılar diliyorum herkese... Masallar uzun olmuş biraz sonuna kadar okunması dileğiyle
|
|
Konu SeVenSe tarafından (03-06-08 Saat 23:58 ) değiştirilmiştir.
|
|
|
03-06-08, 23:58
|
#10 (permalink)
|
|
Üye
|
Cevap: [Anket] Hayal Gücünü Yarıştır Ortalığı Karıştır..
haberim olsaydı ben de masalımı gönderirdim neyse bir dahaki sefere umarım
|
|
|
|
|
 |
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
|