Anadolu Sağlık Merkezi’nin stratejik ortağı Johns Hopkins Üniversitesi araştırmacıları aneminin insan zihni üzerinde de etkisi olabileceğini belirlediler



Orta yaşın üzerindekiler için, aneminin en belirgin özelliği olan oksijen taşıyan kırmızı kan hücrelerinin kaybı uzun süredir halsizlik, kaslarda zayıflık ve fiziksel rahatsızlıklar ile ilişkilendirilmekteydi. Şimdi ise Johns Hopkins araştırmacıları, anemi ile düşünme bozukluğu arasında bir ilişki olduğunu bulguladılar.

Johns Hopkins Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde (Johns Hopkins University School of Medicine) yardımcı doçent olarak görev yapan Dr. Paulo Chaves konuyla ilgili olarak şunları söyledi: "Çalışmamız hafif aneminin orta yaşın üstündeki bireylerde görülen ve yürütücü fonksiyon bozukluğu adı verilen durum için bağımsız bir risk faktörü oluşturabileceği fikrini desteklemektedir. Bu sav diğer çalışmalarla da doğrulanırsa, söz konusu hastalarda aneminin tedavi edilmesi, bu tür bir bilişsel kaybın engellenebilmesi için bir şans doğacağı anlamına gelebilir."

Johns Hopkins araştırmacıları bu tür bir etkiyi aramaya başladılar; çünkü, önceki çalışmalar beynin yürütücü fonksiyon adı verilen işlevindeki – problem çözme, planlama, tehlikelerin değerlendirilmesi, önemli aktivitelerin takip edilmesi – yaşa bağlı kayıpların bireyin öz yeterliğinde gerilemeye neden olduğunu göstermişti.

Chaves şunları ekledi: "Genellikle hafıza kaybı öncesinde meydana gelen yürütücü fonksiyon bozukluğu; alışveriş, yemek yapmak, ilaç almak, fatura ödemek, yürümek, vBulletin. gibi pratiklerle gerçekleştirilen günlük aktiviteleri sürdürme becerisini yitirme sürecinin erken bir evresinde ortaya çıkabilir."

Chaves ve ekibi, yaşları 70 ila 80 arasında değişen kadın ve erkekler üzerinde yürütücü fonksiyonu değerlendirmede yaygın olarak kullanılan üç psikolojik test gerçekleştirdi. Katılımcıların yaklaşık yüzde 10'unda hafif şiddette anemi vardı.

Bu üç testin hepsinden en kötü sonuçları alanların yaklaşık yüzde 15'inde anemi görülürken, bu oran en iyi sonuçları alanlar arasında sadece yüzde 3'tü. Kan hemoglobin değerleri normal olanlarla karşılaştırıldıklarında ve yaş, eğitim ve mevcut hastalıklar gibi zihni etkileyen diğer faktörlerin etkisi de dikkate alındığında, anemi hastası olanların yürütücü fonksiyon testlerinde en kötü sonuçları alma olasılığı dört ya da beş kat daha güçlüydü.

Chaves konuyla ilgili olarak, "Bu ilk sonuçlar, aneminin yürütücü fonksiyonda bozukluğa yol açtığı ya da anemi tedavisinin yürütücü fonksiyonda kesinlikle bir iyileşme sağlayacağı anlamına gelmemektedir" açıklamasında bulundu. Chaves, sözlerini, "Bununla birlikte, söz konusu sonuçlar sürdürülen araştırma için bir yol haritası vazifesi görecek kadar kuvvetlidir" şeklinde sürdürdü.

Aneminin düşünmeyi nasıl etkileyebileceği konusu hala sonuçlandırılmayı beklemektedir. Bu, beyne giden oksijeni kronik olarak azaltmasından kaynaklanıyor olabilir. Diğer bir görüşe göre, anemiyle birlikte görülen halsizlik hareketsizliğe ve egzersiz/zindeliğin prefrontal kortekse sağladığı faydalarının yitirilmesine neden oluyor.