Saat bir erkeği tamamlar, Zaman kaybetmeyin
Saat bir erkeği tamamlar.
Gil Schwatz, böylesine önemli
bir zaman aracının neden küçümsenmemesi gerektiğini açıklıyor.
Erkeklerin son 10-20 yıl içerisinde kas gücünden vazgeçip, tembelleşmeye başladıklarından beri kendilerinde değiştirdikleri hiçbir şey; kol saatinden vazgeçmeleri kadar kötü olmaz. Bir erkeğe saati sorduğunuzda; cep telefonuna bakıp, size dijital bir cevap verebilir. İletişimi güçlendiren bu dijital araçlar, her ne kadar erkeklere entelektüel bir hava katsa da cinsiyet ayrımını çok da fazla gözetmeyen bu araçlar, ‘çift cinsiyetli’ duygusu veriyor. Ve bu durum acayip;
gerçekten çok acayip…
Eskiden böyle değildi. Erkekler bir zamanlar, iç ceplerine -bir ‘rapçi’nin gurur duyacağı kadar uzun zincirlerle tutturulmuş- büyük cep saatleri takarlardı. Bunlar, kendisine yakışanı seçmek için büyük uğraş veren erkelerin kişiliğini yansıtan, mücevherin ve işlevselliğin bir araya geldiği; büyük ve karmaşık makinelerdi. Saat, bir ifade biçimi olmanın ötesinde, sadece içinizdeki erkeğe değil, olmak istenen erkeğe yapılan bir yatırımdı. Saat aynı zamanda güzel bir takım elbise, siyah bir deri ceket, spor ayakkabı veya botlarınız gibi gösterişli bir araçtı… Bazıları için halen daha öyle.
İş hayatı zordur hepimiz biliriz… Şık bir saati olan bir erkek iş hayatında kendini daha güçlü hisseder. Zor zamanlarda hepimiz böyle bir güce ihtiyaç duyup, bu güce sahip olmak isteriz. Basit gibi görünse de beğeni duyulan bir saat, zor anlarda size bu gücü verebilir.
Erkeğin kol saati, yaşam yolunu takip eder. Çocukken bu basit zaman oyuncakları ile bu gezegende erkek olarak var olduğumuzu dünyaya gösteririz. Çocukluk zamanlarında kullanılan saatler ile işlevsel bir ilişki kurulur. Bu saatlerin çok fazla özelliği olmasa da işe yararlar. Çoğumuz için ilk saatimizin Timex olması da bunun bir göstergesi sayılabilir. Muhtemelen bu saat, ebeveynlerimiz tarafından doğum günü, yılbaşı, birinci sınıfı geçme gibi özel günlerde bize hediye edilmişti ve ilk karşılaşmada bizim için büyüleyici bir özelliğe sahipti. Hatırlayın ilk saatinizi kolunuza taktığınızda ona ne kadar hayranlıkla bakmıştınız… Bileğinizde çok güzel duruyordu ve artık kendinizi çocuk gibi hissetmiyordunuz… Sanki köşeyi geçince, ilk kız arkadaşınızla karşılaşacaksınız gibi bir his taşıyordunuz. Lise veya üniversiteden mezun olduğunuz gün, bir yakınınız kolunuza yeni bir saat atadı. Belki bir Breitling ya da İyi bir İsviçre saati… Belki de ilk kez kurmak zorunda kaldınız saatinizi, modası geçmeyen bir iş gibi... Eski saatinizi ise bir çekmeye attınız, ancak yine de arada bir ruh haliniz değiştiğinde; ona bakıp eskiden nasıl bir kişi olduğunuzu düşünüyorsunuz değil mi?
Bugün, sizin kim olduğunuzu bilmiyorum; ancak saatiniz bir cep telefonu ise biraz düşünün derim. Acaba böyle bir saat kullanmakla İyi mi ediyorsunuz? Saatiniz, başarınız ile ilgili olarak ne söylüyor? En önemlisi de sahip olduğunuz saat ile bir erkek olarak, 18 yaşındaki bir gencin kavrayamayacağı bir ağırlığınızın olduğunu hissediyor musunuz? Neden onu kalp atışınıza yakın bir yerde taşımıyorsunuz? Bakın, vitrinlerdeki saatler nasıl da parlıyor! bu saatlerin boyutunu ve yapıldığı maddeyi keşfedin ve kim olabileceğinizi seçebilme gücünü hissedin.
Şimdi gidin. Çünkü zaman geçiyor…
Yazan: Gil Schwartz
|