Çöl sıcağında ne giyeceğiz ?
Ege Üniversitesi Tekstil Mühendisliği laboratuvarlarında başlatılan bir proje kapsamında, uygulanan bir yöntemle küresel ısınma sonrası iklim değişikliklerine uyumlu kumaş geliştirilecek.

2 yıllık proje sonunda aşırı sıcaklara karşı vücudu yalıtan bir kumaş türünün ortaya konması hedefleniyor.
Tekstil Araştırma Derneği tarafından desteklenen projeyle ilgili açıklamalarda bulunan Dernek Başkanı ve eski Öğretim Üyesi Prof. Dr. Işık Tarakçıoğlu, küresel ısınmanın insanlığın önündeki en büyük sorun olarak göründüğüne dikkati çekerek, gelecekte iklim değişikliklerinin yeni giysi ihtiyaçlarını beraberinde getireceğini söyledi.
Dünyada tekstil konusunda yapılan araştırma geliştirme çalışmalarının genelde serin iklimlerde yer alan batı ülkelerinin öncülüğünde yapıldığını ve tüm araştırmaların ''ortam sıcaklığının vücut sıcaklığından daha serin olması'' temeline dayandırıldığını söyleyen Tarakçıoğlu, şu bilgileri verdi:
''Küresel ısınmayla ilgili tahminlere göre 30-35 yıl sonra Sahra Çölü'nün iklimi Berlin sınırına dayanacak. Yani yaz aylarında sıcaklıklar gündüz 40 derecenin üzerine çıkacak. O zaman bizim giysilerimiz nasıl olmalı? Şu anda yazlık giysilerimiz mümkün olduğu kadar ince, havadar ve teri dışarı atabilecek şekildedir.
Bugüne kadar yapılan tüm araştırmalar, sıcaklığın vücuttan daha düşük olduğu temeline dayanıyor. Ancak sıcaklık 40 derece ve üzerindeyse bildiğimiz kumaşların konforu yetersiz kalacaktır. Aşırı sıcaklardan insanı korumak için yenilikçi kumaşlara ihtiyacımız var.
Dünyada ilk defa vücut sıcağından daha sıcak ortamda kumaşların özelliklerinin ne olduğunu araştırmaya başladık. Bu amaçla 10 ile 50 derece arasında istediğimiz sıcaklık ve nemi ayarlayabildiğimiz bir laboratuvar oluşturduk. 36.5 derece vücut sıcaklığına ayarlanabilen ve istenilen oranda terleyebilen bir makine geliştirdik. Şimdilik testlerimizi bu makineyle yapıyoruz. Gelecek yıldan itibaren deneylere canlı mankenle devam edeceğiz. Test odamız içinde bulunan koşu bandıyla kumaşın hareket eden vücutlara verdiği etkiyi de test edebileceğiz.''

TÜRKİYE'NİN AVANTAJI
Tarakçıoğlu, Türkiye'nin pamuk ve kumaş üretiminde önemli bir altyapıya sahip olması nedeniyle dünyadaki diğer laboratuvarlara göre yeni kumaşlar üretebilme konusunda önemli avantajları bulunduğunu söyledi.
Proje kapsamında şu ana kadar konfor lifleri, pamuk ve viskon karışımlı 9 farklı türde kumaş geliştirdiklerini ve kumaşların yüksek sıcaklıktaki performanslarını denediklerini kaydeden Tarakçıoğlu, başarı kazanan kumaşlar üzerinde yoğunlaştıracakları çalışma sonucu yeni bir kumaş tipi bulabilmeyi umduklarını ifade etti.
5 kişilik araştırma ekibi ve kısıtlı bir bütçeyle yola çıktıklarını söyleyen Tarakçıoğlu, projenin birinci yıl sonunda sanayiyle entegre olacağını ifade etti. Tarakçıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
''2 yıl sonra büyük ihtimalle yeni bir kumaş ortaya koymuş olacağız. Bu döneme kadar sıcak havalarda hep havadar, vücut sıcaklığını dışarı atan giysi üzerinde duruluyordu. Burada tahminlerimiz doğru çıkarsa vücudu yalıtan bir giysi konstrüksiyonu yapacağız ki bu da dünyada hakikaten çığır açacak.''

ASKER İÇİN ÖZEL TASARIM
Tarakçıoğlu, geçen yıl ilk sonuçları alınan bir projeyle özellikle askeri alanda kullanımı büyük yararlar sağlayacak faz değiştirici ürünlerin geliştirildiğini söyledi.
Petrol esaslı parafin ve yağların karışımıyla geliştirilen ürünlerin askeri kıyafetlerde kullanımı halinde dondurucu soğuklarda vücut sıcaklığının 1 saati geçen sürelerde korunabildiğini aktaran Tarakçıoğlu, ''Şu anda bataryalar halinde kıyafetlere yerleştirilen bu ürünlerin daha hafif ve pratik kullanımı üzerinde çalışıyoruz. Askeri üniformalar için kurşun geçirmeme konusuyla ilintili olarak çelik yeleklere destek olabilecek özel bir tasarım da planlıyoruz. Projeyi duyurmamıza rağmen henüz bize bir başvuru olmadı. Ancak henüz biz de resmi bir başvuru yapmadık'' diye konuştu.