İlk sahnelenişinin üzerinden 130 yıl geçmesine rağmen popülerliğini asla kaybetmeyen “La Bayadere” balesi bu kez İDOB sahnesinde... Eser aynı zamanda Ankara’da da izleyiciyle buluşuyor
İstanbul Devlet Opera ve Balesi ( İDOB ) ünlü besteci L. Minkus ile klasik balenin babası olarak tanımlanan koreograf M. Petipa’nın ortak eseri “La Bayadere - Tapınak Dansçısı”nı izleyiciyle buluşturuyor. Klasik balenin dilinden bir Hint masalı anlatan “La Bayadere”in sadece üçüncü perdesi Oytun Turfanda tarafından 1983 - 84 sezonunda İstanbul’da sahnelenmişti. Eser bu kez, orijinaline uygun bir biçimde yani üç perde olarak izleyici karşısında.
Eserin, aynı zamanda geçen sezondan bu yana Ankara Devlet Opera ve Balesi tarafından da sahnelendiğini, böylelikle hem Ankara hem de İstanbul sahnesini şenlendirdiğini belirtelim.
Natela Arobelidze’nin sahneye koyduğu eser, Hindistan’daki tapınak dansçısı Nikiya ve asil savaşçı Solor’un aşkını konu alıyor. Solor’un kızı Gamzatti ile evlenmesini isteyen Rajah, Nikiya’nın öldürülmesine karar verir. Nikiya, Rajah ve Gamzatti’nin planıyla bir sepete saklanan yılan tarafından ölümcül şekilde zehirlenir. Nikia hayatını kurtaracak olan panzehiri reddeder. Çünkü, Solor’un Gamzatti’den vazgeçemeyeceğini düşünür.
Çarpıcı bir görsellik
Çarpıcı bir görselliğe sahip olan “La Bayadere”, egzotizmi, dans tekniği, Hint motifleriyle dikkat çekiyor. Romantik ve klasik dönemin arasında önemli bağlar kuran ve “Gisele”, “Kuğu Gölü” gibi 'beyaz baleler’in habercisi olan eser, aşk ve entrika yüklü sihirli bir atmosfere, gösterişli, törensel sahnelere sahip.
İDOB Başkoreografı Selçuk Borak, “La Bayadere”i “Her topluluğun oynayabileceği bir eser değil” sözleriyle tanımlayarak şöyle devam ediyor: “Klasik balelerin önde gelenlerinden biri. Gerek teknik gerekse dramatik anlamda çok ağır bir eser. Dolayısıyla bunu sahneleyen bir topluluk, muhakkak bir üst çizgiye geçmiş oluyor. İstanbul Balesi’ni ilerleteceğini düşündüğümüz için bu eseri orijinal haliyle sahnelemeye karar verdik.”
Eserde Gamzatti’yi dönüşümlü olarak canlandıran İlke Kodal, “La Bayadere”de görev aldığı için şanslı olduğunu söylüyor:
“Bence eser, anlattığı hikâyeyi çok net bir biçimde ifade edebiliyor. Ve bir klasik olduğu için de popülaritesini hiçbir zaman kaybetmeyecek. Bu eserle birlikte tekniğimizi daha da geliştirdik.”
Solor’u canlandıran dansçılardan Ediz Ergüç de eserde yer almaktan memnun:
“Seyirci bakımından ilginç bir eser. Harika bir hikâye ve yüksek dans tekniği bir arada. Tüm beyaz baleler içinde benim favorilerimden biri. Çok severek dans ediyorum.”
Nikiya karakterinde izlediğimiz dansçılardan biri olan Burcu Boravalı ise, “La Bayadere, hem dramatik hem de teknik anlamda görsel bir şölen. Dolayısıyla bir dansçının her zaman oynamak istediği balelerden biri” diyor.