KIRIK DÖKÜK
kırık dökük umutlar sinmiş yalancı gülümsemelerime
seni kaybetme korkusu
biraz da umutsuz kalma telaşından
umudumun yerine koymuşum seni
avuntularıma sığdırmışım varlığını
öyle uzağım ki çocuk düşlerime
sokaklar ıssızlığı ulur durur
ben yokluğunda hayallerimin
bu imkansiz sevdana el uzatmışım
seni sevişim biraz da kendime hasretliğimden
şimdi kırık dökük arzular kalmış avuçlarımda
benden yiten giden bütün sevinçlerden arta kalan
sen yine de çok üzülme sevdiğim
öyle çok yalan var ki ceplerimde
bir kaç yaşamı daha çıkartırım
bu sahte mutluluk şarkılarında
şimdi gitsen habersiz
şaşkın
anlamasız
kalakalacağım hissedişsiz
şimdi akşam üstlerinin kahredici yalnızlığı
varsın beklesin beni
ah gecenin kasvetli bedeni sevişmelerimde olan
hangi dokunuşumda aşkı yaratsın şehvetim
sen yoksan eğer
yokluk yatağıma katık ettiğim
yaşamın anlamına seni koymuşluğum
sevdama koyduğum tanımın kendisidir
kırık dökük olsa da sevişmişliğimize dair anılarım
arzulu bir geceden emanet terin
saklıdır hala
yastığımın altında kutsal bir hazine misali
başka hiç bir tenin değemeyeceği kokun
prangası belki de kalbimin
sevdasızlığa mührü hayatımın...